Avrupa'nın merkezinde yer alan İsviçre, her yıl milyonlarca turisti ağırlayan zengin bir coğrafyaya sahiptir. Ülke topraklarının büyük bir kısmını oluşturan Alpler, aynı zamanda 1.500'den fazla göle ev sahipliği yaparak eşsiz bir manzara sunmaktadır. İsviçre'nin en büyük şehri olan Zürih, hem tarihi dokusu hem de modern olanaklarıyla gezginlerin ilk duraklarından biri olma özelliğini taşıyor.
Şehirdeki keşifler, yüzyılı aşkın süredir hizmet veren tarihî Polybahn füniküleri ile başlıyor. Bu hat, ziyaretçilere şehrin panoramik manzarasını izleme imkânı sunarken, hemen yanı başında bulunan ETH Zürih üniversitesi de dikkat çekiyor. Bilim ve teknoloji dünyasının önemli merkezlerinden biri olan bu kurum, geçmişte Albert Einstein gibi isimlere ev sahipliği yapmıştır. Şehrin tarihi kimliğini yansıtan 1.200'den fazla çeşme ve Lindenhof gibi eski meydanlar, ziyaretçilere kültürel bir derinlik katıyor.
İsviçre denince akla gelen ilk lezzetlerden biri olan çikolata, Zürih'teki özel müzelerde deneyimlenebiliyor. Şehir turunun ardından rotasını Luzern Gölü'ne çeviren gezginler, 100 kilometrekareyi aşan bu devasa gölü tekneyle geçerek bölgenin doğal güzelliklerini keşfediyor. Gölün 500 metre yukarısında konumlanan ve 150 yıllık bir fünikülerle ulaşılan Bürgenstock Resort, bölgedeki lüks konaklama seçeneklerinin başında geliyor. Dağlarla çevrili bu bölge, sunduğu popüler yürüyüş parkurları ve dramatik manzaralarıyla hem doğa tutkunlarını hem de kültür meraklılarını cezbetmeye devam ediyor.