Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, yapay zekâ teknolojisinin sunduğu fırsatlar ve beraberinde getirdiği ciddi risklerin tartışıldığı kritik bir zirveye ev sahipliği yapıyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, teknolojinin kontrolsüz gelişimine karşı sert uyarılarda bulunarak, ölüm kalım kararlarının makinelerin inisiyatifine bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Guterres, özellikle otonom silah sistemlerinin, yani "katil robotların" gelecekte yeri olmaması gerektiğini ifade ederek, uluslararası düzeyde daha sıkı denetim mekanizmalarının kurulması çağrısını yineledi.
Zirvede yapay zekâya yönelik yaklaşımlar ülkeler arasında derin görüş ayrılıklarını da gözler önüne serdi. ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekâ teknolojisinin düzenlenmesine yönelik küresel girişimlere karşı olduğunu net bir dille belirtti. Trump, "yapay" ifadesinin teknolojinin kapasitesini yansıtmadığını savunarak, bunun yerine "süper zekâ" teriminin kullanılmasını önerdi. Ayrıca, yapay zekâya yönelik güvenlik uyarılarını iklim değişikliği tartışmalarıyla kıyaslayarak, bu tür felaket senaryolarına şüpheyle yaklaştığını ifade etti.
Avrupa kanadında ise güvenlik endişeleri ön planda yer alıyor. Aralarında 20'den fazla Avrupa ülkesinin bulunduğu bir grup lider, gelişmiş yapay zekâ sistemleri için bağlayıcı güvenlik kurallarının oluşturulması gerektiğini savundu. İngiltere Başbakanı Andy Burnham, ülkesinin 2027 yılındaki G20 dönem başkanlığı sürecinde, küresel çapta geçerli olacak yapay zekâ standartları oluşturmak için bir girişim başlatacağını duyurdu. Burnham ayrıca, kritik altyapıların korunması amacıyla Washington ile bir savunma ortaklığı kurulacağını da belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise teknolojik bağımsızlık vurgusu yaptı. Macron, büyük güçlerin etkisi altında kalmamak için Avrupa'nın kendi yatırım kapasitesini birleştirerek açık kaynaklı yapay zekâ modelleri geliştirmesi gerektiğini savundu. Bu arada, yapay zekâ sektörünün önde gelen isimlerinin de katılımıyla BM Güvenlik Konseyi'nde teknolojinin uluslararası barış ve güvenlik üzerindeki etkileri ele alınmaya devam ediyor.