Sydney Teknoloji Üniversitesi (UTS) bünyesindeki bilim insanları, dünya genelinde en yaygın ölüm nedenlerinden biri olan inme riskini genetik veriler üzerinden tahmin edebilen yeni bir yapay zekâ modeli geliştirdi. ChatGPT gibi büyük dil modellerinin temelini oluşturan transformer teknolojisinden yararlanan bu sistem, iskemik inme ile bağlantılı genetik varyasyonları analiz etmek üzere eğitildi.
Genetik Risk Faktörleri Yapay Zekâ ile Analiz Ediliyor
Araştırma ekibi, iskemik inme yatkınlığı ile doğrudan ilişkili 18 farklı genetik varyantı başarıyla tanımladı. Özellikle beyin korteksinde aktif olan EDEM2 ve kanda bulunan KANK2 genleri, inme riskinin belirlenmesinde kritik göstergeler olarak öne çıkarıldı. 40 binden fazla kişinin tıbbi verileri üzerinde test edilen model, bireyleri genetik risk seviyelerine göre düşük, orta ve yüksek olarak sınıflandırabiliyor. Elde edilen sonuçlara göre, yüksek risk grubunda yer alan bireylerin inme geçirme olasılığı, düşük risk grubundakilere kıyasla yüzde 21 oranında daha yüksek seyrediyor.
Kişiselleştirilmiş Tıp İçin Yeni Bir Adım
Çalışmanın sorumlu yazarı Kairui Guo, genetik faktörlerin inme riskindeki payının yaklaşık yüzde 38 olduğunu belirterek, bu karmaşık verilerin yapay zekâ desteği olmadan bireysel düzeyde işlenmesinin imkânsız olduğunu vurguladı. Geleneksel yöntemlerin aksine, yeni model genetik varyantların birbirleriyle olan etkileşimlerini de hesaba katarak daha hassas bir değerlendirme sunuyor.
Avustralya Yapay Zekâ Enstitüsü Direktörü Jie Lu, bu teknolojinin gelecekte kişiye özel tedavi yöntemlerinin geliştirilmesinde kilit rol oynayacağını ifade etti. Lu, bir sonraki aşamada genetik verilerin; kan basıncı, yaş, diyabet ve kolesterol gibi klinik yaşam tarzı verileriyle birleştirilerek çok modlu bir risk değerlendirme aracı oluşturulmasının hedeflendiğini belirtti. Bu entegrasyon sayesinde, inme gibi hayati tehlike arz eden durumların önceden tespit edilerek önleyici sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.