İngiliz The Guardian gazetesi tarafından hazırlanan ve yönetmenliğini Yuval Abraham ile Rachel Szor'un üstlendiği NAZA belgeseli, 12-13 Ekim tarihlerinde Fransa'daki sinemalarda izleyiciyle buluştu. Paris'te yoğun ilgi gören belgesel, biletlerin büyük kısmının tükenmesiyle dikkat çekti.
Askerlerin tanıklığı şaşkınlık yarattı
Belgesel, İsrailli askerlerin Gazze'deki operasyonlar sırasında sivil kayıpları nasıl tanımladıklarını ve bu süreci nasıl yönettiklerini gözler önüne seriyor. İzleyiciler, askerlerin Gazze'deki yıkımı bir video oyununa benzetmelerini ve insan hayatını yalnızca birer sayıdan ibaret görmelerini oldukça sarsıcı bulduklarını ifade etti. Özellikle askerlerin, operasyonlar sırasında çocukların ve kadınların bulunduğu aileleri hedef alırken kullandıkları soğukkanlı dil, izleyiciler üzerinde derin bir şok etkisi yarattı.
Sistem eleştirisi ve toplumsal tezatlık
Paris'teki gösterimlere katılan izleyiciler, belgeselin İsrail'deki günlük yaşam ile Gazze'deki yıkım arasında kurduğu tezatlığın çok çarpıcı olduğunu belirtti. Bir izleyici, belgeselin İsrailli askerlerin adeta bir sistem tarafından koşullandırıldığını ve yaptıklarının ağırlığını ancak sonradan fark ettiklerini gösterdiğini vurguladı. Başka bir izleyici ise belgeselin, mağdurların tanıklıklarının ötesine geçerek saldırganların bizzat kendi ağızlarından durumu anlatması açısından tarihi bir öneme sahip olduğunu dile getirdi.
Belgeselin sonunda salonda oluşan sessizlik, izleyicilerin yaşadığı duygusal yoğunluğu gözler önüne serdi. Genç ve yaşlı her kesimden izleyicinin katıldığı gösterimlerde, yönetmenlerin bu zorlu konuyu ele alma konusundaki cesareti takdirle karşılandı. İzleyiciler, belgeselin Gazze'de yaşananların insani boyutunu anlamak adına herkes tarafından izlenmesi gerektiğini savundu.