Dünyanın en büyük iç su kütlesi olan Hazar Denizi, on yıllardır süren iklim değişikliği ve yoğun insan faaliyetleri nedeniyle dramatik bir şekilde küçülmeye devam ediyor. Özellikle Kazakistan kıyılarındaki sığ bölgelerde su seviyesinin düşmesi, daha önce su altında kalan kara parçalarının yeniden gün yüzüne çıkmasına neden oluyor. Son olarak Kulaly Adası yakınlarında yapılan hava keşiflerinde, yeni oluşmuş ada kümeleri tespit edildi.
Hazar Denizi Kazak Araştırma Enstitüsü verilerine göre, 1996 yılında eksi 26,82 metre seviyesinde olan deniz suyu, 2025 yılı itibarıyla eksi 29,27 metreye geriledi. Temmuz 2026'da kaydedilen eksi 29,42 metrelik seviye ise, ölçümlerin başladığı günden bu yana ulaşılan en düşük nokta oldu. Uzmanlar, bu düşüşün yılda ortalama 8 ila 9 santimetreye tekabül ettiğini vurguluyor.
Ekosistem ve Yaban Hayatı Tehdit Altında
Deniz seviyesindeki bu çekilme, yalnızca coğrafi bir değişim değil, aynı zamanda ciddi bir ekolojik krizin habercisi. Özellikle Hazar fokları için hayati önem taşıyan ıssız adalar, suyun çekilmesiyle anakaraya bağlanarak fokların avcılar ve insan faaliyetlerine karşı savunmasız kalmasına yol açıyor. Fok araştırmacısı Assel Baimukanova, fokların karaya çıkma alanlarının 1995'ten bu yana 15 kattan fazla azaldığını belirtiyor. Ayrıca, kış aylarında buz tabakasının incelmesi, fokların doğum süreçlerini de olumsuz etkiliyor.
Gelecek Senaryoları ve Çözüm Arayışları
Hidroiklim bilimci Dr. Sifan Koriche, iklim senaryolarının yüzyıl sonuna kadar deniz seviyesinde sekiz metreye varan bir düşüş öngördüğünü ifade ediyor. Hazar'ın orta ve güney havzaları derin olsa da, kuzey kesiminin Aral Denizi benzeri bir kuruma riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor. Bilim insanları, bu süreci yavaşlatmak için Volga Nehri üzerindeki barajların yönetimi, su kullanımının optimize edilmesi ve Hazar'a kıyısı olan beş ülkenin ortak bir eylem planı çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini savunuyor.
2026-2036 yılları arasını kapsayan yeni bir eylem planı üzerinde çalışan bölge ülkeleri, deniz seviyesindeki değişimleri izlemek ve kıyı altyapılarını bu yeni gerçekliğe göre uyarlamak için iş birliğini artırmayı hedefliyor.