Küresel piyasalarda yaşanan jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının para politikaları, değerli metaller üzerinde belirleyici bir rol oynadı. ABD ve İran arasındaki gerilimlerin tetiklediği belirsizlik ortamı, emtia piyasalarında sert dalgalanmalara neden oldu. Özellikle Fed'in faiz artırım sürecine girmesi ve enflasyonla mücadele konusundaki kararlı duruşu, doların küresel çapta güçlenmesini sağlarken değerli metaller üzerinde ciddi bir satış baskısı oluşturdu.
Altın ve Gümüşte Sert Dalgalanmalar
Yılın ilk aylarında rekor seviyeleri test eden altın, mart ayında yaşanan jeopolitik gelişmelerle birlikte 2008 krizinden bu yana görülen en sert aylık düşüşlerden birini yaşadı. Yılın ilk yarısını yüzde 7,1 kayıpla tamamlayan ons altın, ağustos ayındaki toparlanma çabasına rağmen eylül ayındaki düşüşle birlikte dokuz aylık periyodu yüzde 3,6 değer kaybıyla kapattı.
Gümüş piyasasında da benzer bir seyir izlendi. Ocak ayında rekor kıran gümüş, yılın ilerleyen aylarında Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle sert gerilemeler yaşadı. Haziran ayında yüzde 22'lik bir düşüş kaydeden gümüş, yılın ilk dokuz ayını yüzde 14,8 oranında azalışla tamamladı.
Platin ve Paladyumda Kayıplar Derinleşti
Endüstriyel metaller arasında yer alan platin ve paladyum da küresel arz sıkıntıları ve jeopolitik risklerden olumsuz etkilendi. Yılın ilk yarısında yüzde 24,4 değer kaybeden platin, eylül ayındaki düşüşle birlikte dokuz aylık süreci yüzde 16,7 kayıpla geride bıraktı. Paladyum ise yılın ilk dokuz ayında yüzde 24,4 oranında değer kaybederek yatırımcısına en çok kaybettiren metallerden biri oldu.
Uzmanlar, tahvil piyasalarındaki satış baskısının ve dolara olan talebin artmasının, değerli metallerin güvenli liman olma özelliğini kısa vadede zayıflattığını belirtiyor. Fed'in faiz artırım döngüsünün devam edeceği beklentisi, piyasalardaki satış eğiliminin temel gerekçesi olarak öne çıkıyor.