Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen deprem, bölgedeki sismik hareketliliği tekrar gündeme taşıdı. AFAD verilerine göre yerin 7,39 kilometre derinliğinde gerçekleşen sarsıntı, kısa süreli paniğe yol açtı. Depremin ardından gözler, bölgenin en önemli sismik yapılarından biri olan Bozova Fayı'na çevrildi.
Bozova Fayı'nın Risk Potansiyeli
Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Pampal, bölgede bu tür sarsıntıların beklenmedik olmadığını vurguladı. Bozova Fayı'nın gelişigüzel haritalanmış bir yapı olmadığını belirten Pampal, fayın uzunluğunun 50 ile 70 kilometre arasında değiştiğini ve 7 büyüklüğüne yakın depremler üretme kapasitesine sahip olduğunu ifade etti. Uzmanlar, bölgedeki daha küçük ölçekli sarsıntıların ise genellikle Kalecik Fayı kaynaklı olabileceğini belirtiyor.
Atatürk Barajı'nın Güvenliği
Bozova Fayı ile ilgili tartışmalar, bölgedeki en büyük mühendislik yapılarından biri olan Atatürk Barajı'nın güvenliğini de beraberinde getirdi. Prof. Dr. Pampal, barajın planlama aşamasında fay hattının konumunun dikkate alındığını hatırlattı. 1980'li yıllarda yürütülen bilimsel çalışmalar neticesinde, baraj gövdesinin fay hattından uzaklaştırılması amacıyla 500 metre kuzeye kaydırıldığını belirten Pampal, yapının büyük depremler hesaplanarak inşa edildiğini vurguladı.
Pampal, barajın inşasında kullanılan 84,5 milyon metreküplük dolgu malzemesinin yapıyı oldukça sağlam kıldığını ifade ederek, barajın mühendislik açısından Türkiye'nin önemli projelerinden biri olduğunu belirtti. 6 Şubat depremlerinin bölgedeki genel stres durumuna etkisine de değinen uzmanlar, doğrudan bir bağlantı kurulamasa da büyük ölçekli deformasyonların bölgedeki fay hatları üzerinde dolaylı bir etkisinin göz ardı edilemeyeceğini ifade ediyor.