İstanbul'un önemli kültür duraklarından biri olan Rami Kütüphanesi, geleneksel sanatları modern bir bakış açısıyla ele alan Kökten Geleceğe adlı sergiye kapılarını açtı. Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen etkinlik, geçmişin estetik değerlerini günümüz sanatçılarıyla bir araya getirerek ziyaretçilere zengin bir içerik sunuyor.
Küratörlüğünü Özgün Küçükkahraman Yazgan'ın üstlendiği sergide; çini sanatçısı Gül Camadan, vitray sanatçısı İnci Çatal, keçe sanatçısı Nihal Hoşgel ve soğuk porselen sanatçısı Fatoş Sarpkaya'nın imzasını taşıyan yaklaşık 40 eser sergileniyor. Sanatçılar, kendi alanlarındaki teknikleri kullanarak geleneksel motifleri modern formlarla yeniden yorumluyor. Özellikle doğayı taklit eden botanik heykeller ve İstanbul'un mistik hikayelerini yansıtan keçe tablolar, serginin dikkat çeken parçaları arasında yer alıyor.
Çınar Uluslararası Kültür ve Sanat Derneği Başkan Yardımcısı Olcay Aydemir, serginin temel amacının geleneksel mirası gelecek nesillere aktarmak olduğunu vurguladı. Aydemir, serginin geçmişle gelecek arasında bir köprü kurma hedefi taşıdığını belirtti. Sergi süresince devam edecek olan atölye çalışmaları ise sanatseverlere bu geleneksel teknikleri yakından tanıma ve gözlemleme fırsatı sunuyor. Yoğun ilgi gören atölye başvuruları kısa sürede dolmuş olsa da, kütüphane ziyaretçileri çalışmaları izlemeye devam edebiliyor.
Sergide yer alan sanatçılar, eserlerin üretim süreçlerinin oldukça zahmetli ve sabır gerektiren bir çalışma olduğunu ifade ediyor. Örneğin, vitray eserlerin kesim ve lehimleme süreçleri uzun bir zaman dilimini kapsarken, keçe tabloların yapımı desenin karmaşıklığına göre yedi aya kadar uzayabiliyor. Çini sanatında ise geleneksel tekniklerin sınırları zorlanarak minyatür çalışmalarla modern bir estetik yakalanıyor.
Rami Kütüphanesi'nde ziyarete açılan bu özel seçki, hem yerel sanatseverleri hem de şehir dışından gelen konukları ağırlamaya devam ediyor. Geleneksel sanatların yaşatılması ve yeni nesillere aktarılması noktasında önemli bir platform oluşturan sergi, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.