Okyanuslar, kamuoyunun dikkatinden kaçan ancak sürekli devam eden büyük bir çevre tehdidiyle karşı karşıya. SkyTruth tarafından gerçekleştirilen yeni bir uydu analizi, her yıl yaklaşık 1,58 milyon kilometrekarelik deniz alanının petrol sızıntılarıyla kirlendiğini gözler önüne serdi. Bu devasa alan, İspanya'nın toplam yüzölçümünün üç katına tekabül ediyor.
Sızıntıların ana kaynağı gemiler
Araştırma, kirliliğin büyük kısmının manşetlere taşınan büyük felaketlerden ziyade, sürekli tekrarlanan küçük sızıntılardan kaynaklandığını vurguluyor. Verilere göre, kaynağı tespit edilebilen sızıntıların yüzde 81'i gemi trafiğiyle, yüzde 18'i ise denizlerdeki petrol ve doğal gaz altyapısıyla bağlantılı. SkyTruth Baş Teknoloji Sorumlusu Karl Wuster, bu durumu “sürekli ve küresel bir sorun” olarak tanımlıyor.
Kıyı bölgeleri daha fazla risk altında
Kirliliğin yüzde 90'ından fazlası ülkelerin karasularında ve kıyı şeritlerine yakın noktalarda yoğunlaşıyor. Özellikle Kızıldeniz, Basra Körfezi, Akdeniz, Karadeniz, Batı Afrika kıyıları ve Endonezya çevresi, yüksek kirlilik oranlarıyla dikkat çekiyor. Araştırmacılar, bazı gemilerin ve açık deniz tesislerinin defalarca kirliliğe neden olduğunu belirterek, bu noktaların yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Savaşlar ve batıklar tehdidi büyütüyor
Deniz taşımacılığı ve endüstriyel operasyonların yanı sıra, çatışmalar ve kazalar da okyanusları kirletmeye devam ediyor. Savaş bölgelerinde vurulan tankerler ve karaya oturan gemiler, hassas ekosistemlere ciddi zararlar veriyor. Ayrıca, çoğu iki dünya savaşı döneminden kalan yaklaşık 8 bin 500 batık gemi, gövdeleri korozyona uğradıkça denize petrol sızdırmaya devam ediyor. Uzmanlar, uydu kapsama alanının sınırlı olması nedeniyle okyanuslardaki gerçek kirlilik tablosunun tahmin edilenden daha vahim olabileceği konusunda uyarıyor.