Türkiye, 2015 ile 2025 yılları arasında güneş ve rüzgar enerjisi alanında gerçekleştirdiği yatırımlarla enerji portföyünü dönüştürmeye devam ediyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, bu on yıllık süreçte yenilenebilir kaynaklardan toplam 442,2 teravatsaat elektrik üretimi gerçekleştirildi.
Ekonomik ve Çevresel Kazanımlar
Söz konusu üretim kapasitesi, Türkiye'nin dışa bağımlılığını azaltma noktasında kritik bir rol oynadı. Yerli ve yenilenebilir kaynaklardan sağlanan bu enerji sayesinde, 21,5 milyar dolarlık kömür ithalatının önüne geçildi. Doğal gaz baz alındığında ise bu rakamın çok daha yüksek bir ekonomik karşılığı bulunuyor. Çevresel açıdan bakıldığında, fosil yakıtların ikamesiyle yaklaşık 354 milyon ton karbondioksit emisyonunun atmosfere salınımı engellenmiş oldu.
Hedef: Enerjide Tam Bağımsızlık
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji kaynaklarını en üst düzeyde değerlendirdiklerini vurguladı. Bakan Bayraktar, "Milletin yarınlarını güvence altına almaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin mevcut durumda yenilenebilir enerji kurulu gücüyle Avrupa'da 5'inci, dünyada ise 11'inci sırada yer aldığını belirten Bayraktar, stratejik hedeflerini şu şekilde özetledi:
- 2035 yılına kadar 120 bin megavat kurulu güce ulaşmak.
- Yerli ve milli teknolojilerle enerji bağımsızlığını pekiştirmek.
- Sürdürülebilir bir enerji yüzyılı inşa etmek.
21 Eylül Dünya Sıfır Emisyon Günü vesilesiyle açıklamalarda bulunan yetkililer, daha yeşil ve doğayla uyumlu bir gelecek için yatırımların hız kesmeden devam edeceğini belirtti. Türkiye, güneş ve rüzgar enerjisindeki bu yükselişiyle hem küresel iklim hedeflerine katkı sağlıyor hem de enerji maliyetlerini optimize ederek ülke ekonomisini koruma altına alıyor.