Contemporary Istanbul'un 21. edisyonu, otomotiv dünyası ile sanat dünyasını birleştiren özel bir iş birliğine ev sahipliği yapıyor. BMW, geleceğin sürüş vizyonunu temsil eden Neue Klasse yaklaşımını, sanatçı ikilisi A.A.Murakami'nin tasarladığı SYMBIOSIS adlı enstalasyon ile sanatseverlerin beğenisine sunuyor.
Azusa Murakami ve Alexander Groves tarafından kurulan A.A.Murakami ikilisi, bu çalışmada BMW'nin insan ve makine etkileşimine dayalı sürüş felsefesinden ilham aldı. 23 Eylül'de ön izleme ile başlayan etkinlik, 24-27 Eylül tarihleri arasında genel ziyarete açık olacak. Enstalasyon, biyolojideki simbiyoz kavramından yola çıkarak, teknoloji ile fiziksel süreçlerin uyumunu simgeliyor. Eserde sis, ışık ve baloncuklar gibi geçici unsurlar, yerçekimi ve hava akımı gibi doğal etkilerle birleşerek sürekli değişen bir deneyim alanı oluşturuyor.
Çalışmanın merkezinde yer alan yeni BMW 7 Serisi, markanın BMW Symbiotic Drive olarak adlandırdığı yaklaşımı temsil ediyor. Bu sistem, yapay zekâ destekli teknolojilerle sürücü girdilerini öngörerek, insan ve araç arasındaki etkileşimi daha akıcı ve koordineli bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Otomobilin monolitik tasarımı ve iç mekân işçiliği, enstalasyonun teknoloji ve fiziksel gerçeklik arasındaki köprüsünün bir parçası olarak konumlandırılıyor.
Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, bu iş birliğine dair yaptığı değerlendirmede, BMW'nin geleceğe yönelik vizyonunu sanat aracılığıyla paylaşmaktan duydukları heyecanı dile getirdi. Tiftik, Neue Klasse vizyonunun, sanatçıların doğal süreçleri buluşturan perspektifiyle kesişmesinin, otomobil ve sürücü arasındaki etkileşimi yeniden tanımlayan bir deneyim sunduğunu ifade etti.
Art Basel'in ardından İstanbul'a taşınan bu özel çalışma, otomotiv mühendisliği ile çağdaş sanatın sınırlarını zorlayan bir etkileşim alanı yaratmayı amaçlıyor. Ziyaretçiler, teknoloji ve tasarımın iç içe geçtiği bu deneyimle, BMW'nin gelecekteki sürüş vizyonunu sanatsal bir bağlamda gözlemleme fırsatı buluyor.