Erzurum'da görev yapan hekimler, sağlık çalışanları ve tıp öğrencileri, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla başlattıkları sessiz yürüyüşlerini kararlılıkla sürdürüyor. Yaklaşık üç yıl önce 40 kişilik bir grupla başlayan ve zamanla geniş katılımlı bir vicdan hareketine dönüşen eylem, 149. haftasına girdi.
Zulme karşı sessiz haykırış
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Kübra Göğebakan, yürüyüşün bir heves değil, vicdani bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Göğebakan, Filistinli kardeşlerinin direnişinden ilham aldıklarını belirterek, amaçlarının yaşanan katliamların kanıksanmasını engellemek ve insanlık vicdanını diri tutmak olduğunu söyledi.
Boykot çağrısı ve etik duruş
İsrail'in saldırılarına karşı boykotun en somut tepki yollarından biri olduğunu vurgulayan Dr. Göğebakan, küresel markaların tutumuna tepki gösterdi. Gazze'deki çocukları görmezden gelerek İsrail ordusuna destek veren markaların etik dışı bir duruş sergilediğini belirten Göğebakan, tüketicilerin bu markalara karşı boykotu bir yaşam biçimi haline getirmesi gerektiğini savundu.
Tıp fakültesi öğrencileri ve diğer sağlık çalışanları da benzer görüşleri paylaşarak, hastane bombalamaları ve sivil ölümlerinin normalleşmemesi için meydanlarda olmaya devam edeceklerini dile getirdi. İntörn Dr. Atilla Yusuf Demir, zulme karşı sadece konuşmanın yeterli olmadığını, herkesin elinden gelen çabayı göstermesi gerektiğini vurguladı. Ahmet Talha Yer ise mazlum coğrafyaların sesi olma gayesiyle kötülüğe karşı durmaya devam edeceklerini belirtti. Sağlık çalışanları, Filistin özgür olana dek kar kış demeden eylemlerini sürdürmeye kararlı olduklarını ifade etti.