Orta Doğu bölgesinde tırmanan askeri gerilim, Avrupa enerji piyasalarında ciddi bir fiyat baskısı oluşturdu. Hollanda merkezli doğal gaz ticaret platformu TTF verilerine göre, 2026 Ekim vadeli kontratlar megavat-saat başına 70,85 avroya ulaşarak gün içi zirvesini test etti. Bu yükselişin temelinde, küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik endişeleri yatıyor.
ABD ve İran arasındaki çatışmaların bölgedeki enerji sevkiyatını sekteye uğratma riski, Avrupa'nın kış hazırlıklarını zorlaştırıyor. Gas Infrastructure Europe verilerine göre, Avrupa Birliği genelindeki gaz depolama tesislerinin doluluk oranı yüzde 64,7 seviyesinde kaldı. Bu oran, yılın bu dönemi için beklenen tarihsel seviyelerin altında bulunuyor. Uzmanlar, mevcut yüksek fiyatların depolama maliyetlerini karşılamayı zorlaştırdığını ve Almanya ile Hollanda gibi ülkelerin kış öncesi hedeflerine ulaşamayabileceğini belirtiyor.
Alman gaz depolama birlikleri derneği INES Genel Müdürü Sebastian Heinermann, tesislerin yeterince doldurulamaması ve sert bir kış mevsiminin yaşanması durumunda sanayi üretiminin ciddi zarar görebileceği uyarısında bulundu. Heinermann, fiyatların sanayi tüketicilerinin karşılayamayacağı seviyelere çıkmasının üretim kısıntılarını zorunlu kılabileceğini ifade etti.
Öte yandan, Katar'dan İtalya'ya yapılan LNG sevkiyatlarında da aksamalar yaşanıyor. QatarEnergy, mücbir sebep gerekçesiyle İtalyan Edison şirketine yönelik teslimatları kasım ayına kadar durdurduğunu açıkladı. Her ne kadar İtalya alternatif kaynaklarla bu açığı kapatmaya çalışsa da, analistler Avrupa'nın Asyalı alıcılarla daha agresif bir rekabete girmek zorunda kalabileceğini vurguluyor.
Goldman Sachs analistleri, Orta Doğu'daki enerji ihracatının 2027 yılına kadar tam kapasiteye dönemeyeceği bir senaryoda, fiyatların 100 avro seviyesini aşabileceğini tahmin ediyor. Oxford Economics ise toptan fiyatlardaki bu artışın hanehalkı faturalarına yansımasının ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, enerji piyasalarındaki oynaklığın uzun vadeli bir risk oluşturduğuna dikkat çekiyor.