İran istihbarat servislerinin, İsrail vatandaşlarını hedef alan yeni nesil casusluk yöntemleri geliştirdiği ortaya çıktı. İsrail iç istihbarat servisi Şin Bet tarafından paylaşılan raporlar, İran'ın klasik casusluk faaliyetleri yerine sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarını aktif bir şekilde kullandığını gözler önüne seriyor. Bu strateji, özellikle dijital platformlar üzerinden gönderilen sahte iş teklifleriyle başlatılıyor.
Süreç, başlangıçta oldukça masum görünen küçük görevlerle ilerliyor. Hedef alınan kişilerden para karşılığında bina fotoğrafları çekmeleri veya paket taşımaları isteniyor. Bu basit görevlerin ödemeleri ise izi sürülmesi zor olan Bitcoin üzerinden yapılıyor. Güven ilişkisi kurulduktan sonra ise İran istihbaratı, kişileri çok daha hassas görevlere yönlendiriyor. Bu aşamada, askeri tesislerin görüntülenmesi, kritik noktaların koordinatlarının paylaşılması ve güvenlik yetkililerinin takibi gibi faaliyetler talep ediliyor.
Şin Bet verilerine göre, son iki yılda İran bağlantılı casusluk soruşturmalarında dikkat çekici bir artış kaydedildi. İsrail basını, bu kapsamda onlarca kişinin tutuklandığını ve çok sayıda dava açıldığını aktarıyor. Güvenlik kaynakları, yeni girişimlerin neredeyse her hafta tespit edildiğini belirtiyor. İran'ın hedef kitlesi ise oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor; aktif askerlerden emeklilere, Yahudi vatandaşlardan Araplara kadar toplumun her kesiminden kişi bu ağın içine çekilmeye çalışılıyor.
Uzmanlar, İran'ın bu stratejisinin sadece bilgi toplamakla sınırlı olmadığını vurguluyor. Siber saldırılar ve psikolojik operasyonlarla İsrail toplumundaki kutuplaşmanın derinleştirilmesi de hedefleniyor. İsrail güvenlik kurumları çok sayıda casusluk ağını çökertmeyi başarsa da, düşük maliyetli ve sürekli yenilenen bu yöntem, modern istihbarat savaşlarının en zorlu cephelerinden biri olarak kabul ediliyor.