Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Yaz aylarında artan fiziksel aktivite ve açık havada geçirilen sürenin çoğalması, enerji ihtiyacını ve çevresel faktörlere maruziyeti artırıyor.

Yoğun güneşte kalmak ciltte oksidatif stresi artırırken, sıcak havalarda artan terleme ise magnezyum, potasyum, sodyum ve kalsiyum gibi önemli minerallerin kaybına yol açabiliyor. Bu durum halsizlik, kas krampları, yorgunluk, baş ağrısı ve dikkat dağınıklığı gibi belirtilerle kendini gösteriyor.

Uzman diyetisyen Görkem Gökmen’e göre yaz döneminde vücudun ihtiyaç duyduğu mikro besin öğeleri yalnızca enerji seviyelerini değil, genel sağlık durumunu da doğrudan etkiliyor.

Güneş ışığı, deride D vitamini sentezinin gerçekleşmesini sağlayan doğal bir uyaran olsa da bu süreç bireysel özelliklere bağlı olarak büyük farklılıklar gösteriyor. D vitamini; kemik sağlığı, kalsiyum emilimi ve bağışıklık sistemi fonksiyonları açısından kritik öneme sahip. Düşük D vitamini düzeyleri yorgunluk ve bazı ruh hali değişiklikleriyle de ilişkilendiriliyor.

Yaz aylarında artan UV maruziyeti ciltte hücre hasarına sebep olabiliyor. Antioksidan özelliklere sahip C ve E vitaminleri, serbest radikallerin hücresel hasara yol açmasını sınırlandırabilir. C vitamini ayrıca kolajen sentezi için de gerekli olup cilt bütünlüğünün korunmasına doğrudan katkıda bulunuyor. E vitamini ise yağda çözünen güçlü bir antioksidan olarak hücre zarlarını hücre hasarına karşı koruyor. Bu iki vitamin birlikte alındığında antioksidan etkilerinin birbirini destekleyebileceği düşünülüyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gökmen, güneşten korunmada birincil yaklaşımın her zaman güneş koruyucu kullanmak, uygun kıyafetler giymek ve doğrudan güneş maruziyetini sınırlandırmak olduğunu söyledi.