Avrupa genelinde haftalardır devam eden protesto dalgası, birçok ülkede hayat pahalılığı ve kamu politikalarına yönelik tepkilerle etkisini artırıyor. Özellikle Fransa'da 17 Ekim'de şiddet olaylarına dönüşen gösterilerin ardından yetkililer, kamu düzenini sağlamak amacıyla 70 bin polis ve jandarmayı görevlendirdi. Bazı bölgelerde gösteriler yasaklanırken, güzergahlar üzerinde kısıtlamalara gidildi.
Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, ülke genelindeki eylemlerde 135 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Lyon gibi kentlerde polis, trafiği engellemeye çalışan gruplara göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Geçtiğimiz hafta yaşanan yağma olaylarının ardından esnaf, dükkanlarını kapatarak vitrinlerini koruma altına aldı. Ayrıca Paris'teki Louvre ve Orsay gibi önemli müzeler de güvenlik gerekçesiyle ziyarete kapatıldı.
İspanya'nın başkenti Madrid'de ise binlerce emekli, kamu emeklilik sistemini savunmak ve yaşam standartlarının iyileştirilmesi talebiyle sokaklara döküldü. Sendikaların da destek verdiği gösterilerde, enflasyon karşısında eriyen maaşların geçim sıkıntısını derinleştirdiği vurgulandı. Emekliler, mevcut ekonomik koşullarda ay sonunu getirmekte zorlandıklarını ifade etti.
İtalya'da da benzer bir gerginlik hakim. Milano'nun merkezindeki Duomo Meydanı'nda güvenlik önlemleri artırılırken, polis ekiplerine paraşütçü birliğine ait zırhlı araçlar destek verdi. Kent merkezindeki birçok işletme, olası şiddet olaylarına karşı kepenk indirerek vitrinlerini ahşap panellerle kapattı. Avrupa genelindeki bu protesto dalgası, hükümetlerin kamu politikaları üzerindeki baskıyı artırırken, vatandaşların ekonomik taleplerinin karşılanması konusundaki beklentilerini de gözler önüne seriyor.