İsrail siyaset sahnesi, yaklaşan genel seçimler öncesinde eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un yükselişiyle hareketlenmiş durumda. Uzun yıllardır İsrail yönetiminde belirleyici bir figür olan Başbakan Binyamin Netanyahu, bu kez askeri kökenli ve merkezci bir çizgideki Eisenkot'un ciddi meydan okumasıyla karşı karşıya.
Eisenkot'un siyasi motivasyonunun temelinde, 7 Ekim saldırıları sonrası yaşanan süreç ve kişisel kayıpları yatıyor. Oğlu Başçavuş Gal Eisenkot'un Aralık 2023'te Gazze'de hayatını kaybetmesi, Eisenkot'un Netanyahu hükümetine yönelik eleştirilerini daha da keskinleştirdi. Savaş kabinesinde kısa bir süre görev yaptıktan sonra Haziran 2024'te istifa eden Eisenkot, Başbakan'ı rehinelerin kurtarılması konusunda yeterince hızlı hareket etmemekle suçladı.
Siyasi Program ve Vaatler
Eisenkot, kurduğu Yashar partisi ile Netanyahu'nun politikalarına alternatif bir yol haritası sunuyor. Seçim vaatleri arasında öne çıkan başlıklar şunlardır:
- 18 ay içerisinde Hamas yönetiminin sona erdirilmesi.
- Tüm İsrail vatandaşlarını kapsayan evrensel bir askerlik veya sivil hizmet yasasının yürürlüğe konulması.
- 7 Ekim saldırılarının ihmal boyutlarını inceleyecek kapsamlı bir devlet soruşturması başlatılması.
- Ülkeyi terk eden nitelikli iş gücünün geri kazanılması için acil programlar uygulanması.
Askeri Geçmiş ve Toplumsal Algı
2015-2019 yılları arasında Genelkurmay Başkanlığı görevini yürüten Eisenkot, İsrail toplumunda orduya duyulan yüksek güvenin sağladığı avantajı elinde bulunduruyor. Fas kökenli bir aileden gelen Eisenkot, Netanyahu'nun aksine elit bir geçmişten gelmemesi nedeniyle halkın farklı kesimleriyle bağ kurabiliyor. Siyasi analistler, Eisenkot'un "ciddi ve kararlı" imajının, Netanyahu'nun uzun süreli iktidarından yorulan seçmenler üzerinde etkili olduğunu belirtiyor.
Ancak Netanyahu, seçim kampanyasında Eisenkot'un hükümet kurmak için Arap partilerinin desteğine ihtiyaç duyacağını savunarak seçmenleri kutuplaştırmaya çalışıyor. Eisenkot ise hükümetinde Arap partilerine yer vermeyeceğini açıkça belirtse de, Netanyahu karşıtı bir ittifakın parçası olma ihtimalini tamamen dışlamıyor. İsrail'in geleceği için kritik öneme sahip bu seçim, sorumluluk alma ile sorumluluktan kaçınma arasındaki bir tercih olarak görülüyor.