Uluslararası SOS Çocuk Köyleri (SOS Children's Villages International), Suriye iç savaşı sırasında çocukların ailelerinden zorla ayrılmasındaki rolünü incelemek üzere hazırlattığı kapsamlı raporu kamuoyuyla paylaşmayacağını duyurdu. Kurumun bu kararı, yardım kuruluşunun şeffaflık ve sorumluluk ilkeleri konusunda ciddi tartışmaları beraberinde getirdi.
Çocuklar esir takasında koz olarak kullanıldı
BBC Eye ve ortaklarının yürüttüğü araştırmalar, Beşar Esad döneminde Suriye güvenlik güçlerinin yüzlerce çocuğu tutuklu ebeveynlerinden alarak SOS tesislerine yerleştirdiğini ortaya koydu. Rejimin, bu çocukları ailelerine baskı yapmak ve esir takası pazarlıklarında birer koz olarak kullandığı belirlendi. Mağdur aileler, çocuklarının kimliklerinin gizlendiğini ve yıllarca süren travmalar yaşadıklarını ifade ediyor.
Yönetimsel kriz ve ayrılıklar
SOS yönetimi, sorumluların belirlenmesi için Norveçli bir hukuk firmasına soruşturma görevi vermişti. Ancak Aralık 2025'te teslim edilen rapor, kurum içinde büyük bir krize neden oldu. Yönetim Kurulu Başkanı Domenico Parisi, bazı çalışanları raporu manipüle etmekle suçlayarak belgenin yayımlanmasını engelledi. Bu tutum, kurumun uluslararası yapısında büyük bir çözülmeye yol açtı. İngiltere, Norveç, İsviçre, İsveç, Fransa ve Hollanda'daki dernekler, federasyondan ayrılarak bağımsız kuruluşlar olma kararı aldı.
Tazminat sözü tutulmadı
Almanya'daki SOS derneği yöneticileri, Suriyeli mağdur aileler için bir tazminat fonu oluşturmuştu. Ancak bu yöneticiler, kurumun denetleme kurulu tarafından görevden alındı. Görevden alınan yöneticiler, karara karşı Alman mahkemelerinde dava açtı. Mağdur aileler ise SOS'in kendilerine verdiği tazminat sözünü tutmadığını ve kurumdan herhangi bir destek almadıklarını belirtiyor. SOS sözcüsü ise tazminat ödemelerinin yasal ve pratik koşullara bağlı olduğunu savunarak, kurumun geçmiş kararlar konusunda sorumluluk almaya kararlı olduğunu iddia etti.