İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 14 Ekim tarihinde başlayan ve 436 sanığın yargılandığı davadaki savunmasını dördüncü gününde noktaladı. Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde görülen duruşmada İmamoğlu, kendisine yöneltilen örgüt üyeliği, casusluk ve rüşvet gibi suçlamaların hiçbir hukuki dayanağı olmadığını ifade etti.
Savunmasında davanın tamamen siyasi bir nitelik taşıdığını belirten İmamoğlu, Türkiye'de son dönemde muhalefete ve yerel yönetimlere yönelik gerçekleştirilen operasyonların bir parçası olduğunu savundu. İmamoğlu, "Bu bir siyasi davadır" diyerek, hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve delil olarak sunulan unsurların nezaket ziyaretlerinden ibaret olduğunu dile getirdi.
Belediye bünyesindeki işleyişin tamamen kurumsal ve şeffaf olduğunu vurgulayan İmamoğlu, ihalelere fesat karıştırıldığı ve rüşvet alındığı iddialarını kesin bir dille reddetti. Sosyal projeler ve bağış süreçlerinin kamu yararı gözetilerek yapıldığını belirten İmamoğlu, belediyenin tüm kayıtlarının denetlenebilir olduğunu ifade etti. İş insanlarıyla olan ilişkilerinin ise tamamen iş temelli ve yasal sınırlar içerisinde gerçekleştiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da seslenen İmamoğlu, Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu bir kader olarak görmediğini ve adaletsizliğe karşı direnişin süreceğini vurguladı. Savunmasının sonunda millet iradesinin her şeyin üzerinde olduğunu belirten İmamoğlu, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ifadesini kullandı.
Savunma sürecinin tamamlanmasının ardından mahkemede çapraz sorgu aşamasına geçildi. Mahkeme Başkanı'nın belediyedeki organizasyon şeması ve iş insanlarıyla olan ilişkilerine dair sorularını yanıtlayan İmamoğlu, belediyede kayıt dışı hiçbir yapılanmanın bulunmadığını yineledi. Duruşmanın ilerleyen bölümlerinde sanıkların tutukluluk hallerinin gözden geçirilmesi ve avukatların söz alması bekleniyor.