Fransa hükümeti ve güvenlik birimleri, cumartesi günü ülke genelinde gerçekleştirilmesi planlanan geniş çaplı protestolar öncesinde teyakkuza geçti. Sarı Yelekliler hareketi ve çeşitli sendikaların öncülüğünde düzenlenecek gösterilerde, artan hayat pahalılığı ve akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin protesto edilmesi hedefleniyor. Öğrencilerin de yoğun katılım göstermesi beklenen eylemlerin, son dört haftadır devam eden eğitim sistemi karşıtı protestoların bir niteliğinde olduğu belirtiliyor.
İçişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, ülke genelinde yaklaşık 500 farklı eylem ve 90 ayrı gösteri planlanıyor. Yetkililer, özellikle Paris gibi büyük şehirlerde aşırı sol grupların güvenlik kordonlarını aşmaya çalışabileceği ve şiddet olaylarını tetikleyebileceği endişesini taşıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, gösteri yapma hakkının anayasal bir hak olduğunu vurgulayarak, "Sükûnet ve saygı çağrısında bulunuyorum" ifadesini kullandı.
Güvenlik güçleri, son dönemde polisin aşırı güç kullandığına dair iddialar nedeniyle yoğun bir inceleme altında bulunuyor. Özellikle plastik mermi ve şok bombalarının kullanımı sonucu yaşanan yaralanmalar, kamuoyunda sert tepkilere yol açtı. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, öğrenci protestoları sırasında polisin şiddet uyguladığı iddialarına ilişkin 36 ayrı soruşturma başlatıldığını doğruladı. Bakan Nuñez, ciddi kentsel şiddet olaylarının yaşanması durumunda şok bombalarının kullanımına izin verilebileceğini belirtti.
Öte yandan, Fransa'nın en büyük polis sendikalarından Alliance Police Nationale, devlete karşı hukuki süreç başlatacağını duyurdu. Sendika, polis memurlarına verilen çelişkili emirlerin ve belirsiz talimatların sahada görev yapan personeli savunmasız bıraktığını savundu. Başbakan Sébastien Lecornu ise protestoların başlangıcından bu yana 937 güvenlik görevlisinin yaralandığını açıklayarak, durumun kentsel şiddet dalgasına dönüştüğü uyarısında bulundu.
Hükümet, parlamentodaki çoğunluk sorunu ve kamu borcu kriziyle mücadele ederken, 17 Ekim gösterilerinin 2018 yılındaki Sarı Yelekliler hareketine benzer bir toplumsal huzursuzluğu yeniden tetikleyebileceği değerlendiriliyor. Güvenlik güçleri, kritik altyapı tesislerinin ve ulaşım güzergâhlarının bloke edilmesine karşı sert önlemler alınacağını bildirdi.