ABD Başkanı Donald Trump tarafından 9 Ekim tarihinde Beyaz Saray Sözcüsü olarak atanan Katie Zacharia'nın görev süresi, tartışmaların gölgesinde sadece beş gün sürdü. 12 Ekim'de resmen göreve başlayan Zacharia'nın ayrılışı, Trump yönetiminin iletişim kadrosundaki istikrarsızlığı bir kez daha gözler önüne serdi.
Zacharia'nın görevden ayrılma süreci, mesleki geçmişine dair ortaya çıkan ciddi iddialarla hız kazandı. Trump tarafından ataması yapılırken "avukat" olarak tanıtılan Zacharia'nın, ABD'nin hiçbir eyaletinde avukatlık ruhsatına sahip olmadığı anlaşıldı. Yapılan incelemelerde, 2011 yılında hukuk fakültesinden mezun olan Zacharia'nın girdiği avukatlık sınavında başarısız olduğu ve sınava bir daha girmediği tespit edildi. Bu durum, California Eyalet Barosu'na yapılan resmi şikayetlerle hukuki bir boyuta taşındı.
Görev süresi boyunca basın karşısındaki performansı da eleştiri oklarının hedefi oldu. İlk basın toplantısını 15 dakikadan kısa sürede bitiren ve sorulara hazırlıksız yakalanan Zacharia, kamuoyunda beklenen etkiyi yaratamadı. Başkan Trump, basın mensuplarının Zacharia'ya karşı çok sert bir tutum sergilediğini savunarak, kendisine görevi yeniden düşünmesini tavsiye ettiğini belirtti. Bu açıklama, ayrılığın ilk güçlü sinyali olarak yorumlandı.
Zacharia'nın geçmişte Çin'de çalıştığı dönemle ilgili yaptığı açıklamalar da diplomatik ve sosyal açıdan tepki çekti. Çin'in küresel bir güç olma potansiyelini küçümseyen Zacharia, "Daha doğru düzgün tuvaletleri bile yok" ifadesini kullanarak tartışmaların odağına yerleşti. Çin'deki hukuk firmalarında çalıştığını iddia etmesine rağmen, yabancıların Çin'de avukatlık yapabilmesi için gerekli olan mesleki yeterlilik şartlarını karşılayıp karşılamadığı da soru işareti olarak kaldı.
Beyaz Saray kulislerinde, Trump'ın Zacharia'nın avukatlık sınavını geçemediğini sonradan öğrendiği ve bu durumun yönetim içinde rahatsızlık yarattığı iddia ediliyor. Ayrıca, mevcut iletişim ekibiyle yaşadığı uyum sorunları ve kendi ekibini kurma isteğinin de görevden ayrılmasında etkili olduğu öne sürülüyor. Zacharia ise kendisine yöneltilen iddiaları reddederek, hukuk diplomasının ve uluslararası deneyiminin yeterli olduğunu savunmaya devam ediyor.