ABD basınında yer alan haberlere göre, Minnesota Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Ilhan Omar'ın vatandaşlık statüsü federal makamlar tarafından mercek altına alındı. Yetkililer, yürütülen soruşturmanın Omar'ın ABD vatandaşlığına geçiş sürecindeki usullere odaklandığını ve bu kapsamda sınır dışı edilme ihtimalinin değerlendirildiğini öne sürdü.
Soruşturma süreci, 12 Ekim tarihinde İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS) Omar'ın Washington'daki konutuna düzenlediği baskınla derinleşti. Operasyon sırasında Kongre üyesinin kişisel bilgisayarları, cep telefonu, defterleri ve pasaportu incelenmek üzere ele geçirildi. İddialara göre incelemeler, Omar'ın yanı sıra 2020 yılında hayatını kaybeden babası Nur Omar Mohamed'in göçmenlik dosyalarını ve ailenin ABD'ye yerleşme sürecini de kapsıyor. Federal büyük jüri, konuyla ilgili bilgi sahibi olduğu düşünülen bir düzineden fazla kişiye ifade vermeleri için celp gönderdi.
Siyasi çevrelerde geniş yankı uyandıran bu gelişmelere karşı Ilhan Omar'ın ofisi, yaşananları gücün kötüye kullanılması olarak tanımlayarak sert tepki gösterdi. Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) ise baskını bir siyasi zulüm eylemi olarak nitelendirdi. Başkan Yardımcısı JD Vance daha önce yaptığı açıklamalarda, Omar'ın göçmenlik işlemlerindeki usulsüzlük iddialarını soruşturacaklarını belirtmişti. 2018 yılından bu yana Kongre'de görev yapan Somali kökenli siyasetçi ise kendisine yöneltilen tüm dolandırıcılık iddialarını kesin bir dille reddediyor. Soruşturmanın, yaklaşan seçimler öncesinde siyasi bir baskı aracı olarak kullanıldığına dair tartışmalar ise devam ediyor.