Dünya genelinde zaman ölçüm standartlarını belirleyen otoriteler, uzun süredir tartışılan artık saniye uygulamasını sonlandırmak için harekete geçti. 1972 yılından bu yana, astronomik zaman ile atom saatleri arasındaki farkı dengelemek amacıyla kullanılan bu yöntem, dijital çağın karmaşık altyapıları için ciddi bir risk oluşturmaya başladı.
Dijital sistemlerde kesinti riski
Dünya'nın dönüş hızındaki düzensizlikler, Ay'ın çekim etkisi ve iklim değişikliği gibi faktörler nedeniyle zaman ölçümünde sapmalar yaşanıyor. Bu sapmaları gidermek için kullanılan artık saniyeler, veri sunucuları ve finansal işlem sistemleri gibi hassas altyapılarda beklenmedik kesintilere yol açabiliyor. Özellikle 2012 ve 2016 yıllarında yaşanan teknik aksaklıklar, teknoloji devlerinin bu uygulamanın kaldırılması yönündeki taleplerini artırdı.
Negatif saniye endişesi
Uzmanlar, Dünya'nın dönüşündeki kısa vadeli hızlanma eğilimi nedeniyle ilk kez bir saniyenin çıkarılması, yani negatif artık saniye uygulanması ihtimali üzerinde duruyor. Daha önce hiç denenmemiş olan bu işlemin, mevcut dijital sistemlerde büyük bir karmaşaya yol açabileceği konusunda uyarılar yapılıyor. Bu durum, uygulamanın kaldırılmasına yönelik çalışmaları daha acil bir hale getirdi.
Yeni dönem: Bağımsız zaman
Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu üyeleri, Eşgüdümlü Evrensel Zaman'ın Dünya'nın dönüşünden bağımsız hale getirilmesini öngören bir plan üzerinde çalışıyor. 2022 yılında kabul edilen karara göre, artık saniyenin 2035 yılına kadar kademeli olarak kaldırılması hedefleniyor. Yeni sistemde, atom zamanı ile astronomik zaman arasındaki farkın bir saati aşmaması tavsiye ediliyor; ancak bu farkın oluşması için üç bin yıldan fazla bir sürenin geçmesi gerekiyor. Bu düzenleme ile birlikte, gelecek nesillerin zaman ölçümünde yeni bir standart belirlemesi bekleniyor.