Türkiye, yaklaşık 30 yıldır yürürlükte olan gümrük birliği anlaşmasının güncellenmesi ve Avrupa Birliği'nin yeni sanayi politikaları kapsamında dışlanmamak için stratejik bir süreç yürütüyor. Brüksel'de düzenlenen AB-Türkiye İş Zirvesi'nde, Sanayi Hızlandırıcı Yasa Önerisi ve bu yasanın bir parçası olan "Made in EU" yaklaşımı masaya yatırıldı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin söz konusu yasa önerisine karşı olmadığını ancak çözümün güvenilir ortakları dışlamaktan geçmemesi gerektiğini vurguladı. Bolat, Türkiye'nin bu projede eşdeğer bir ortak olarak konumlandırılmasının önemine dikkat çekti. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) temsilcileri ise Türkiye'nin Avrupa sanayi ekosisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, yeni sınırların rekabet gücünü zayıflatacağı uyarısında bulundu.
Ankara'nın temel endişesi, AB'nin yeni ekonomik vizyonu doğrultusunda atacağı adımların ticari ilişkileri ve yatırımları olumsuz etkilemesi. Mevcut gümrük birliği çerçevesi, 1990'ların ekonomik gerçeklerine göre tasarlandığı için günümüzün dijital ticaret, yeşil dönüşüm ve hizmet sektörü gibi dinamiklerini karşılamakta yetersiz kalıyor. Ayrıca, AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmaları, Türkiye'nin pazara erişiminde haksız rekabet koşulları yaratıyor.
AB tarafında ise durum karmaşık bir seyir izliyor. Avrupa Komisyonu ve birçok üye ülke güncellemeden yana bir tavır sergilese de, Avrupa Parlamentosu'ndaki tartışmalar ve üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları süreci yavaşlatıyor. Özellikle Rusya ile ilişkiler ve ticari engeller gibi konular, müzakerelerin başlaması için gerekli yetkilendirme sürecinde belirleyici rol oynuyor. Türkiye'nin AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Yaprak Balkan, Türkiye'nin AB ile olan kendine özgü ilişkisinin yasal düzenlemelerde mutlaka dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot gibi bazı Avrupalı yetkililer, Türkiye'nin aday ülke statüsünün ve komşuluk ilişkilerinin, daha iddialı bir ekonomik iş birliğini zorunlu kıldığını savunuyor. Buna karşın, vize engelleri ve lojistik kısıtlamalar gibi tarife dışı sorunlar, iş dünyasının önündeki temel bariyerler olmaya devam ediyor. Taraflar, mevcut engellerin kaldırılması ve entegrasyonun derinleştirilmesi konusunda teknik temaslarını sürdürüyor.