Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bulunan Kral Halid Uluslararası Havalimanı, Husi milislerinin hedefi oldu. Bölgedeki çatışmaların şiddetlendiği bir dönemde gerçekleşen bu saldırı, Suudi Arabistan'ın kritik altyapısına yönelik ciddi bir tehdit oluşturdu. 10 Ekim Cumartesi günü düzenlenen saldırı sonucunda 12 kişi yaşamını yitirirken, 300'den fazla kişi yaralandı.
Stratejik Hedefler ve Güvenlik Riskleri
Suudi liderliğindeki koalisyon güçleri, saldırı sırasında bir yolcu salonuna tanımlanamayan bir cismin isabet ettiğini ve bölge yakınlarında bir seyir füzesinin bertaraf edildiğini duyurdu. Fiziksel hasarın onarılabilir nitelikte olduğu belirtilse de, saldırı ülkenin güvenli ve istikrarlı bir merkez olma imajına büyük darbe vurdu. Husi milisleri, sadece havaalanlarını değil, aynı zamanda Kızıldeniz kıyısı ve Babülmendep Boğazı çevresindeki stratejik noktaları da kontrol altına almak için operasyonlarını sürdürüyor.
Bu durum, küresel ticaretin en önemli geçiş güzergahlarından biri olan Kızıldeniz'deki deniz trafiği için ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor. İran destekli Husilerin, Suudi ekonomisinin en zayıf noktalarını hedef alarak insansız hava araçları ve füzelerle gerçekleştirdiği saldırılar, bölgedeki gerilimi daha da artırıyor.
Uluslararası Tepkiler ve ABD'nin Tutumu
ABD Başkanı Donald Trump, saldırıyı korkunç olarak tanımlayarak, Suudi Arabistan ile birlikte askeri müdahalede bulunabileceklerinin sinyalini verdi. Trump, saldırı hakkında hızlı bir şekilde karar alacaklarını ifade etse de, yaklaşan ara seçimler ve ABD'nin bölgedeki diğer çatışmalara dahil olması, doğrudan bir askeri müdahalenin önündeki engeller olarak görülüyor. Yemen'de on yılı aşkın süredir devam eden iç savaş, binlerce insanın ölümüne ve dünyanın en büyük insani krizlerinden birinin yaşanmasına neden oldu. Uzmanlar, ABD'nin katılımı olsun veya olmasın, çatışmaların daha da şiddetlenmesinden endişe ediyor.