Frankfurt'taki tarihi Pauls Kilisesi'nde düzenlenen törenle, Alman Yayıncılar Birliği'nin prestijli Barış Ödülü hukukçu ve yazar Philippe Sands'a takdim edildi. Jüri, Sands'ı uluslararası hukukun savunulması ve insan hakları konusundaki entelektüel katkıları nedeniyle bu ödüle layık gördü. Ancak tören, Sands'ın Almanya'nın dış politikasına yönelik yaptığı çarpıcı çıkışla gündeme oturdu.
Törende bir konuşma yapan Sands, Almanya'nın İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'daki eylemleri karşısında sergilediği tutumu "ahlaksız bir sessizlik" olarak tanımladı. Uluslararası hukukta suçlar arasında bir hiyerarşi bulunmadığını belirten Sands, İsrail'in Filistinlilere yönelik eylemlerinin soykırım olup olmadığı tartışmasının dikkat dağıtıcı bir manevra olduğunu ifade etti. Sands, bu tür ihlalleri dile getirmenin antisemitizm veya İsrail karşıtlığı olarak görülmemesi gerektiğini, aksine bunun bir gerçeklik olduğunu vurguladı.
Sands, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bu suçların gerçekliğini susturmak ahlaksızlıktır." Almanya'nın geçmişteki tecrübelerine atıfta bulunan yazar, ülkenin etnik temizlik kavramına aşina olduğunu hatırlatarak, "Öyleyse neden bu sessizlik?" sorusunu yöneltti. Uluslararası hukuk ihlallerini kınayan kişilerin ifade özgürlüklerinin korunması gerektiğini belirten Sands, sessizliğin ne aileler ne de toplumlar için bir çözüm yolu olmadığını savundu.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in de hazır bulunduğu törende, Sands'ın uluslararası hukukun kararlılıkla savunulması gerektiği yönündeki çağrısı dikkat çekti. Holokost'tan kurtulan bir aileden gelen Sands, kendi aile geçmişinden yola çıkarak insanlığa karşı işlenen suçların hukuki boyutlarını uzun süredir inceleyen bir isim olarak tanınıyor. Ödül töreni, Almanya'nın İsrail ile olan diplomatik ilişkileri ve Gazze'deki insani krize yönelik tutumu üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.