ABD Başkanı Donald Trump, Nobel Barış Ödülü'nün Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay'e verilmesi kararını sert bir dille eleştirdi. Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamalarda, bu kararın Norveç için bir leke olduğunu savunan Trump, Pillay'in kariyerini küçümseyen ifadeler kullandı. Trump, kendi döneminde sekiz farklı çatışmayı çözüme kavuşturduğunu öne sürerek, bu başarıları nedeniyle Nobel Barış Ödülü'nü kendisinin hak ettiğini iddia etti.
Trump'ın çözüme kavuşturduğunu iddia ettiği çatışmalar arasında Kamboçya-Tayland, Kosova-Sırbistan, Pakistan-Hindistan ve İsrail-Hamas gibi bölgeler yer alıyor. Ayrıca yakın gelecekte iki çatışmayı daha sonlandıracağını belirten Trump, Nobel ödülünün itibarını yitirdiğini savundu. Pillay ise kendisine yönelik eleştirilere esprili bir şekilde yanıt vererek, ödülü Trump ile paylaşabileceğini ifade etti.
Öte yandan, ABD yönetimi Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) karşı tavrını sertleştirdi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, mahkemeye yönelik yaptırım kararı aldıklarını duyurdu. Rubio, UCM'yi siyasi saiklerle hareket etmekle suçlayarak, mahkemenin kaynaklarını keseceklerini ve faaliyetlerini kısıtlayacaklarını belirtti. ABD'nin bu adımı, mahkemenin İsrail'e yönelik tutumuyla ilişkilendiriliyor.
Navi Pillay, kariyeri boyunca apartheid karşıtı mücadelelerde yer almış, Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde görev yapmış ve 2008-2014 yılları arasında BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri olarak çalışmıştır. Pillay, son dönemde İsrail'in Gazze'deki eylemlerine ilişkin yürütülen soruşturmalarda başkanlık görevini üstlenmişti. ABD'nin UCM'ye yönelik yaptırım kararı, uluslararası hukuk çevrelerinde tartışmalara yol açarken, Trump'ın açıklamaları siyasi gündemdeki yerini koruyor.