ABD'nin İran'a yönelik başlattığı askeri harekat, Avrupa'daki hava üslerinin stratejik önemini bir kez daha gündeme getirdi. İngiltere'nin Gloucestershire bölgesinde bulunan Fairford Hava Üssü, operasyonların merkez üslerinden biri haline gelerek Amerikan bombardıman uçaklarının İran topraklarındaki hedeflere doğrudan saldırı düzenlemesine olanak tanıdı. Mart ayında üsse konuşlandırılan B-1B ve B-52 tipi uçaklar, "Epic Fury" harekatı kapsamında yoğun hava saldırıları gerçekleştirdi.
Avrupa genelindeki diğer üsler ise daha çok lojistik destek, yakıt ikmali ve nakliye görevleri için kullanıldı. Almanya'daki Ramstein Hava Üssü, kısıtlamaların ardından İspanya'dan çekilen tanker uçaklarına ev sahipliği yaparak operasyonun en önemli destek noktalarından biri haline geldi. Alman hükümeti, üssün mevcut anlaşmalar çerçevesinde kullanıldığını belirterek operasyonel faaliyetlere engel olmadı.
Buna karşın, bazı Avrupa ülkeleri ABD'nin üs kullanım taleplerine karşı mesafeli durdu. İspanya, topraklarının İran'a yönelik saldırılarda kullanılmasına kesin bir dille karşı çıkarak Washington ile siyasi bir anlaşmazlık yaşadı. Fransa ve İtalya ise Amerikan güçlerine lojistik destek sağlasa da, muharip uçakların kendi topraklarından havalanmasına izin vermeyerek operasyonel kısıtlamalar uyguladı. İtalya, özellikle izinsiz uçuş girişimlerini reddederek bu konudaki tavrını netleştirdi.
Fairford üssü çevresinde yaşanan güvenlik olayları da dikkat çekti. Eylül ayı sonunda, üs yakınlarında şüpheli faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle gözaltına alınan beş kişi, terör eylemi hazırlığı şüphesiyle sorgulandıktan sonra kefaletle serbest bırakıldı. İngiliz yetkililer, üssün savunma amaçlı kullanıldığını vurgulasa da, İranlı yetkililer üslerin meşru hedef olduğu yönündeki uyarılarını yineledi. Avrupa'daki üslerin kullanımı, bölgedeki müttefik ülkelerin iç siyasetinde de hukuki ve diplomatik tartışmalara yol açmaya devam ediyor.