Avrupa Birliği (AB) genelinde insansız hava araçlarına (İHA) karşı geliştirilen savunma teknolojilerine yönelik yatırımlar, 2024 ile 2025 yılları arasında altı kat artış gösterdi. Ancak Avrupa Savunma Ajansı'nın (EDA) hazırladığı son rapor, bu finansal artışa rağmen operasyonel hazırlık düzeyinde ciddi açıklar bulunduğunu ortaya koyuyor. Rapora göre, mevcut savunma programlarının yalnızca üçte biri 2030 yılına kadar hedeflenen sonuçları verebilecek kapasitede.
Özellikle Baltık Denizi'nden Karadeniz'e kadar uzanan doğu kanadında artan İHA tehdidi, bölge güvenliğini doğrudan etkiliyor. Yakın zamanda Bulgaristan karasularında gerçekleşen ve bir ticari geminin batmasıyla sonuçlanan İHA saldırısı, bu tehdidin somut bir örneğini oluşturuyor. EDA, üye ülkelerin gözetleme ve keşif amaçlı İHA'lara odaklandığını, ancak savaş alanında kritik öneme sahip diğer insansız sistemlerin yeterli kaynağa ulaşamadığını belirtiyor.
Teknolojik hız tedarik süreçlerini aşıyor
Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, teknolojik yeniliklerin geleneksel tedarik döngülerinden çok daha hızlı ilerlemesi. Bu durum, savunma ekipmanlarının henüz sahaya sürülmeden eskime riskiyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor. EDA, sanayinin üretim kapasitesinin yüksek yoğunluklu operasyonlar için gereken hıza henüz ulaşamadığını ve mevcut tedarik süreçlerinin parçalı yapısının birlikte çalışabilirliği zorlaştırdığını ifade ediyor.
AB ülkeleri, 2024-2029 dönemini kapsayan süreçte İHA teknolojilerine toplam 18,9 milyar euro yatırım yapmayı planlıyor. İspanya, Danimarka, Hırvatistan, Letonya ve Hollanda gibi ülkeler, ortak satın alma ve teknoloji merkezleri kurma projeleriyle bu açığı kapatmaya çalışıyor. Ancak uzmanlar, sadece finansmanın yeterli olmadığını; çevik, bütünleşik bir yaklaşım ve uygun doktrinlerle desteklenen bir sanayi ekosisteminin şart olduğunu vurguluyor.
Avrupa genelinde İHA ve İHA karşıtı teknolojiler üreten 200'den fazla şirket bulunuyor. Sektörün doğru bir yatırım çerçevesiyle gelecek yıla kadar yüzde 140 oranında büyüme potansiyeli taşıdığı tahmin ediliyor. Yine de rapor, büyük stoklar oluşturmak yerine, teknolojiyi en ileri seviyede tutan ve gerektiğinde üretimi hızla artırabilen esnek bir savunma sanayisi modeline geçilmesi gerektiği konusunda uyarıyor.