Fransa, son yıllarda kamu maliyesinde yaşadığı ciddi bozulmalar nedeniyle tahvil piyasalarında zorlu bir süreçten geçiyor. Uzun süre Almanya ile benzer güven seviyesinde borçlanabilen ülke, artık yatırımcıların daha yüksek getiri talep ettiği bir konuma geriledi. 10 yıllık Fransız tahvillerinin faiz oranları yüzde 5 seviyesine ulaşarak, Temmuz 2002'den bu yana görülmemiş bir maliyet artışına işaret etti.
Borç Yükü ve Bütçe Açığı
Ulusal istatistik kurumu INSEE verilerine göre, Fransa'nın kamu borcu 3,6 trilyon avroya ulaşarak GSYİH'nin yüzde 119'una yükseldi. Ülkenin bütçe açığının bu yıl GSYİH'nin yüzde 5,4'üne ulaşması bekleniyor; bu oran Avrupa Birliği'nin belirlediği yüzde 3'lük sınırın oldukça üzerinde seyrediyor. Hükümet, 2027 bütçe taslağı kapsamında 54 milyar avroluk bir tasarruf paketi hazırlasa da, parlamentodaki azınlık durumu ve geçmiş bütçe hedeflerinin tutturulamaması piyasalardaki kaygıları gidermeye yetmedi.
Piyasalar ve Siyasi Kilitlenme
Yatırımcıların Fransız tahvillerine olan güveninin azalması, Almanya'nın Bund tahvilleriyle olan getiri farkının 152 baz puana çıkmasına neden oldu. Bu durum, 2011 euro bölgesi borç krizinden bu yana görülen en yüksek fark olarak kaydedildi. Uzmanlar, bu hareketin hızının kredi riskine dair endişeleri derinleştirdiğini belirtiyor. Özellikle 2027 yılı için planlanan 340 milyar avroluk borçlanma ihtiyacı, ülkenin mali disiplin konusundaki sınavını daha da kritik hale getiriyor.
Avrupa İçin Riskler
Fransa'daki mali çalkantı, yalnızca yerel bir sorun olmaktan çıkıp euro bölgesi genelinde yankı uyandırıyor. İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerin tahvil faizlerinde de gözlenen hareketlilik, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) para politikası kararlarını zorlaştırıyor. ECB'nin elindeki Aktarım Koruma Aracı gibi mekanizmalar, piyasa bozulmalarını engellemek için bir seçenek olsa da, bu desteklerin katı mali kural şartlarına bağlı olması Fransa'nın üzerindeki baskıyı hafifletmiyor. 13 Ekim'de parlamentoda görüşülmeye başlanacak bütçe taslağı, hükümetin piyasalara güven verme noktasındaki en önemli sınavı olarak görülüyor.