Dünya genelinde artan iklim kaynaklı yıkımlar ve fosil yakıtlardan uzaklaşma baskısı sürerken, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, 9 Kasım'da Antalya'da kapılarını açıyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan zirve, Avustralya'nın başkanlığında yürütülecek. İki ülke arasında varılan özel anlaşma kapsamında, organizasyonel süreçleri Türkiye yönetirken, müzakere süreçlerinin yönlendirilmesinde Avustralya aktif rol üstlenecek.
Elektrifikasyon ve enerji dönüşümü
Konferansın resmi gündeminde büyük ölçekli başlıkların sınırlı olması beklenirken, Türkiye ve Avustralya "elektrifikasyon" konusunu temel gündem maddesi olarak belirledi. Bu kapsamda ülkelerden, nihai enerji talebinde elektriğin payını 2035 yılına kadar yüzde 35 seviyesine çıkarmaya yönelik gönüllü hedefler benimsemeleri istenecek. Ev sahibi ülkeler, bu dönüşümün sera gazı emisyonlarını düşüreceğini ve enerji arz güvenliğini artıracağını savunuyor.
Ancak küresel elektrik üretiminin hala önemli bir kısmının kömürden sağlanması, bu hedefin iklim üzerindeki etkisine dair soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Fosil yakıtlardan çıkış konusu resmi gündemde yer almasa da, Brezilya'nın bu konuda gönüllü bir yol haritası sunması bekleniyor.
Finansman ve gelecek hedefleri
İklim finansmanı, Antalya'daki görüşmelerin en kritik başlıklarından biri olacak. COP31 Başkanı Murat Kurum, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında bir köprü kurarak finansman açığının kapatılmasını öncelik olarak tanımlıyor. Özellikle Nepal gibi ülkelerde yaşanan yıkıcı seller, gelişmiş ülkelerin daha yoksul ülkelere sağladığı desteğin yeterliliğini yeniden tartışmaya açtı.
Zirvede ayrıca 2028 yılında düzenlenecek COP33'ün ev sahibi de gündeme gelecek. Hindistan'ın adaylıktan çekilmesinin ardından Çin'in ev sahipliği için değerlendirme yaptığı belirtiliyor. Pekin'in bu adımı, küresel iklim diplomasisinde Çin'in liderlik iddiasını güçlendirebilecek bir hamle olarak görülüyor.
Resmi müzakerelerin yanı sıra yapay zeka, metan emisyonları ve iklim değişikliğine dirençli kentler gibi konularda gönüllü eylem gündemleri de konferansın dikkat çeken unsurları arasında yer alacak.