İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, görev süresi boyunca elde edilen olumlu makroekonomik verilere rağmen, halkın yaşam standartlarındaki durgunluk ve derinleşen konut krizi nedeniyle 29 Kasım'da erken genel seçimlere gitme kararı aldı. Avrupa Komisyonu raporlarına göre İspanya, pandemi sonrasında Avro Bölgesi'nin en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olmayı başardı. 2025 yılında yüzde 2,8 oranında büyüme kaydeden ülke ekonomisinin, 2026 yılında da yüzde 2,4 civarında bir performans sergilemesi bekleniyor.
Büyüme ve Yaşam Kalitesi Arasındaki Uçurum
Ancak bu ekonomik büyüme, İspanyol halkının günlük yaşamına beklenen iyileşmeyi getirmedi. Uzmanlar, bu durumu düşük işgücü verimliliği ve nüfus artışıyla açıklıyor. Özellikle hizmet sektörü ve turizme dayalı büyüme modeli, yüksek katma değerli iş imkanları yaratmakta yetersiz kalıyor. 2026 yılının ilk yedi ayında 58,1 milyon turisti ağırlayarak rekor kıran İspanya'da, yaratılan yeni istihdamın büyük bir kısmı düşük verimlilikli alanlarda yoğunlaşıyor.
Ekonomik tabloyu zorlaştıran bir diğer unsur ise enflasyon oldu. Eylülde yıllık enflasyonun yüzde 5 seviyesine çıkması, halkın satın alma gücünü ciddi oranda eritti. Akaryakıt ve turizm harcamalarındaki fiyat artışları, hane halkı bütçeleri üzerindeki baskıyı artırdı.
Konut Krizi Siyasi Krizin Tetikleyicisi Oldu
Ekonomik veriler ile toplumsal gerçeklik arasındaki en büyük kopuş ise konut sektöründe yaşanıyor. Büyük şehirlerde ve turistik bölgelerde arz-talep dengesinin bozulması, konut fiyatlarını 2014'ten bu yana sürekli yukarı taşıdı. Avrupa Birliği ortalamasının oldukça altında kalan sosyal konut stoku, krizin çözümünü daha da zorlaştırıyor. Hükümetin konut krizine yönelik hazırladığı kararnamelerin mecliste destek bulamaması, Sánchez'in siyasi geleceğini riske atarak erken seçim kararını tetikleyen temel faktör oldu.
Sonuç olarak İspanya, bir yanda turizm ve yabancı işgücüyle beslenen bir büyüme hikayesi, diğer yanda ise konut erişimi ve enflasyonla mücadele eden bir toplum yapısı arasında sıkışmış durumda. Sánchez yönetimi, bu iki yönlü tablonun yarattığı siyasi sınavla kasım ayında yüzleşecek.