Avrupa Birliği genelinde yaşanan siyasi çalkantılar ve derinleşen bütçe sorunları, ortak para birimi euro üzerinde büyük bir satış baskısı yarattı. Kıta genelindeki belirsizlik dalgası, euronun son 17 ayın en sert değer kaybını yaşamasına neden oldu. Asya piyasalarında başlayan yoğun satışlarla birlikte euro/dolar paritesi 1,11 seviyelerine kadar geriledi.
Söz konusu düşüşün temelinde İspanya ve Fransa'daki siyasi gelişmeler yatıyor. İspanya'da konut yasasının mecliste reddedilmesinin ardından Başbakan Pedro Sanchez'in erken seçim kararı alması, bölgedeki siyasi fay hatlarını hareketlendirdi. Fransa'da ise Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un bütçe açığını kapatmak amacıyla sunduğu 54 milyar avroluk tasarruf paketi, ülkede genel grev ve sokak protestolarını tetikledi. Aşırı sağın yükselişine dair endişeler, bütçe krizinin çözülemeyeceği korkusunu pekiştiriyor.
Yatırımcıların tedirginliği tahvil piyasalarına da yansıdı. Fransız tahvilleri ile Alman tahvilleri arasındaki risk primi 152 baz puana çıkarak 2011-2012 borç krizinden bu yana en geniş seviyeye ulaştı. Paris Borsası'ndaki değer kayıpları sürerken, küresel fonlar eurodan çıkarak dolar, İsviçre frangı ve yen gibi güvenli limanlara yöneldi. Amerikan Merkez Bankası'nın faiz politikalarıyla güçlenen dolar karşısında euro, ocak ayındaki zirvesinden bu yana önemli bir değer kaybı yaşadı.