Küresel enerji piyasalarında haftanın ilk gününde dikkat çekici bir hareketlilik yaşandı. Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin devam etmesine rağmen, arzın artacağına dair beklentiler petrol fiyatlarında aşağı yönlü bir baskı oluşturdu. Brent ham petrol vadeli kontratları yüzde 0,65 oranında değer kaybederek varil başına 101,59 dolar seviyesine gerilerken, ABD Batı Teksas türü ham petrol (WTI) ise yüzde 1,03 düşüşle 90,12 dolardan işlem gördü.
Fiyatlardaki bu geri çekilmenin temelinde G7 ülkelerinin attığı stratejik adımlar yer alıyor. Cuma günü alınan kararla birlikte, acil durum rezervlerinden 100 milyon varil dizel ve ham petrolün piyasaya sürülmesi planlanıyor. Uzmanlar, bu hamlenin kısa vadeli arz kaygılarını önemli ölçüde dengelediğini belirtiyor. Ayrıca, bölgedeki lojistik zorluklara rağmen Orta Doğu'dan yapılan ham petrol ihracatının eylül ayının son haftasında savaş öncesi seviyelerin üzerine çıkması, piyasalardaki arz bolluğu beklentisini güçlendirdi.
Suudi Arabistan merkezli enerji devi Saudi Aramco da fiyat stratejisinde değişikliğe gitti. Şirket, Asya pazarı için kasım ayı ham petrol fiyatlarını beklenmedik bir şekilde düşürerek son altı yılın en düşük seviyesine çekti. Bu gelişme, bölgedeki jeopolitik risklerin varlığına rağmen rekabetçi fiyatlandırmanın ön planda tutulduğunu gösteriyor. Öte yandan, yaşanan bu karmaşık gelişmelerin ardından OPEC+ üyelerinin 2027 yılına ait üretim kotalarını belirleyecekleri kritik değerlendirme toplantısını erteleme kararı aldığı bildirildi.
Piyasa analistleri, Körfez bölgesindeki enerji altyapısına yönelik saldırı riskinin tamamen ortadan kalkmadığını ancak mevcut arz artışlarının fiyatları baskılamak için yeterli olduğunu ifade ediyor. Bununla birlikte, Ukrayna'nın Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını artıracağına dair açıklamalar da küresel piyasalar tarafından yakından izlenmeye devam ediyor. Enerji piyasalarındaki bu dengeler, jeopolitik riskler ile arz artışı beklentileri arasında sıkışmış durumda.