Brezilya'da gerçekleştirilen başkanlık seçimleri, adaylar arasındaki siyasi rekabetin ötesinde, ülkedeki dini ve toplumsal bölünmeleri de gün yüzüne çıkardı. Solcu aday Lula ile sağcı rakibi Flavio Bolsonaro arasındaki yarış, özellikle 18. yüzyıldan bu yana Brezilya'nın koruyucu azizesi kabul edilen Aparecida Meryem Ana figürü etrafında dönen tartışmalarla kızıştı.
Seçim kampanyası sürecinde, Protestan cemaatinin Meryem Ana'nın statüsünü değiştirmek istediğine dair iddialar sosyal medyada geniş yankı buldu. Kendisi de bir Protestan olan Flavio Bolsonaro, bu iddiaları yalan haber olarak nitelendirerek yargıya başvurdu. Bolsonaro, daha önce yaptığı ve Brezilya'nın İsa Mesih'e ait olduğunu belirttiği açıklamasıyla Katolik seçmenlerin tepkisini çekmiş, ardından bu sözlerinin sadece dua amaçlı olduğunu savunmuştu. Buna karşılık Lula, mitinglerinde Meryem Ana heykelini göstererek dini sembollere olan bağlılığını vurguladı.
Brezilya'daki demografik değişimler, bu tartışmaların siyasi boyutunu güçlendiriyor. 1990'lı yıllarda nüfusun %90'ını oluşturan Katoliklerin oranı günümüzde %57'ye gerilerken, Protestanların oranı %27 seviyesine ulaştı. Protestanlar, parlamentodaki koltukların %20'sini temsil ederek siyasi arenada önemli bir güç haline geldi. Anketler, Bolsonaro'nun Protestan seçmenler arasında, Lula'nın ise Katolikler arasında daha fazla destek bulduğunu gösteriyor.
Tartışmaların merkezindeki Aparecida Meryem Ana heykeli, 1930 yılında Papa 11. Pius tarafından resmen ulusal aziz ilan edilmişti. Sao Paulo'daki bazilikası, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan ülkenin en önemli dini merkezlerinden biri konumunda. Seçimlerde hiçbir adayın %50 barajını aşamaması durumunda, 25 Ekim'de ikinci tur oylama yapılacak. Uzmanlar, bu dini tartışmaların 2026 yılına kadar sürecek siyasi bir kutuplaşmanın habercisi olabileceği görüşünde birleşiyor.