Sinema dünyası, iki önemli yapımın vizyona girmesiyle hareketli günler yaşıyor. Yönetmen Alejandro G. Inarittu, The Revenant filminden on yıl sonra, Tom Cruise ile iş birliği yaptığı Digger adlı kara komediyle beyaz perdeye dönüyor. Film, dünyanın en güçlü petrol kralı olan Digger Rockwell karakterinin, ekolojik bir felakete yol açtıktan sonra kendini kurtarıcı ilan etmesini konu alıyor. Yapım, Trump dönemi Amerika'sına ve teknoloji milyarderlerinin açgözlülüğüne yönelik sert bir hiciv niteliği taşıyor.
Inarittu, Tom Cruise'u ikonik aksiyon yıldızı imajından uzaklaştırarak sanatsal bir risk almasını sağladığını belirtiyor. VistaVision formatında çekilen film, özellikle 10 dakikalık kesintisiz plansekans sahnesiyle dikkat çekiyor. Cruise'un yanı sıra Riz Ahmed, John Goodman, Sandra Hüller, Jesse Plemons ve Emma D’Arcy gibi isimlerin yer aldığı kadro, izleyiciye tiyatro trajedisini anımsatan bir atmosfer sunuyor.
Vizyondaki bir diğer dikkat çekici yapım ise David Ayer imzalı Vahşinin Kalbi. Fury filminden 12 yıl sonra Brad Pitt ile tekrar çalışan yönetmen, bu kez vahşi doğada geçen dramatik bir gerilime odaklanıyor. Alaska'da gerçekleşen bir uçak kazasının ardından hayatta kalma mücadelesi veren emekli başçavuş James Belmont ve köpeği Odin'in hikayesi, travma sonrası stres bozukluğu ve sadakat temalarını işliyor.
Brad Pitt'in isteği üzerine filmin odağında köpeğin performansının ön plana çıkarıldığı belirtiliyor. Hayvan eğitmeni Andrew Simpson tarafından hazırlanan Odin, filmdeki duygusal derinliği artıran ana unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. İnsan ve hayvan arasındaki bağı merkeze alan yapım, fiziksel güçten ziyade yüreğin önemini vurgulayan diyaloglarıyla izleyicilere duygusal bir deneyim vadediyor.