İstanbul'un Kağıthane ilçesinde 14 Temmuz tarihinde meydana gelen trafik kazası, bir babanın evlat acısıyla verdiği hukuk mücadelesini gözler önüne serdi. 19 yaşındaki motokurye Yusuf Böyüktaş, park yerinden geri manevra yapan Selim A. yönetimindeki otomobille çarpışması sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç, 70 gün süren yaşam mücadelesini 22 Eylül'de kaybetti.
Kazanın ardından hazırlanan ilk tutanaklarda, sürücünün beyanları doğrultusunda Yusuf Böyüktaş'ın asli kusurlu gösterilmesi baba Ömer Böyüktaş'ı harekete geçirdi. Oğlunun suçsuz olduğuna inanan baba, 46 gün boyunca kazanın gerçekleştiği bölgedeki iş yerlerini ve sokakları tek tek gezerek güvenlik kamerası kayıtlarını araştırdı. Uzun süren çabaların ardından ulaştığı görüntülerde, otomobilin hızlı bir şekilde geri manevra yaparak motosiklete çarptığı net bir şekilde ortaya çıktı.
Elde edilen delillerin savcılığa sunulmasıyla birlikte soruşturmanın seyri değişti. Hazırlanan yeni bilirkişi raporunda, otomobil sürücüsü Selim A.'nın asli kusurlu olduğu tescillendi. Bu gelişme üzerine mahkemeye sevk edilen sürücü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ailenin avukatı Iyaz Çimen, olayın başlangıçta taksirle yaralama olarak değerlendirildiğini, ancak Yusuf Böyüktaş'ın vefatıyla birlikte suç vasfının taksirle öldürmeye dönüştüğünü belirtti.
Baba Ömer Böyüktaş, verdiği mücadeleyi "Babalık görevimi yaptım" sözleriyle özetlerken, oğlunun işine bağlı, ahlaklı bir genç olduğunu vurguladı. Avukat Çimen ise trafik kazalarında ilk kusur değerlendirmelerinin mağdur yakınları için hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, benzer durumlarda cezaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Hukuk mücadelesinin devam edeceğini belirten Çimen, güvenli olmayan yerlerde yapılan manevraların ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade etti.