Amerika Birleşik Devletleri'nin Tennessee eyaletinde, idam cezasına çarptırılan 50 yaşındaki Christa Pike'ın infazı sırasında yaşananlar büyük bir tartışma başlattı. İki doz ölümcül pentobarbital enjekte edilmesine rağmen hayatta kalan Pike, cezaevindeki infaz odasından hastaneye sevk edildi. Avukatı Randy Spivey, müvekkilinin durumunun kritik olduğunu ve hayatta tutulması için tıbbi tedavi uygulandığını belirtti.
Olay, modern dönem infaz tarihindeki en sıra dışı vakalardan biri olarak kayıtlara geçti. Ölüm Cezası Bilgi Merkezi, Pike'ın ölümcül ilaç dozlarına maruz kalıp hayatta kalan ilk mahkum olduğunu doğruladı. İnfazı izleyen medya tanıkları, Pike'ın işlem sırasında uyanık olduğunu, çevresine baktığını ve bir süre sonra yüksek sesle horladığını aktardı. Hukuk ekibi, infaz öncesinde damar yolu protokolünün küçük damarları nedeniyle acı verici olabileceği konusunda uyarılarda bulunmuştu.
Tennessee Islah Departmanı, infaz protokolünün tüm adımlarının eksiksiz uygulandığını savunurken, Vali Bill Lee olayla ilgili kapsamlı ve bağımsız bir inceleme başlatılması talimatını verdi. Vali ayrıca, eyalette planlanan diğer infazların da askıya alındığını duyurdu. Christa Pike'ın avukatları, 20 yılı aşkın süredir hücre hapsinde tutulan müvekkillerinin yaşadığı bu travmatik sürecin ardından idam cezasının başka bir cezaya çevrilmesi gerektiğini savunuyor.
Pike, 1995 yılında henüz 18 yaşındayken, erkek arkadaşıyla birlikte 19 yaşındaki Colleen Slemmer'ı öldürmekten suçlu bulunmuştu. Cinayetin işleniş biçimi ve kurbanın vücudunda bulunan semboller, davanın ülke çapında geniş yankı uyandırmasına neden olmuştu. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk ise Tennessee eyaletine çağrıda bulunarak, Pike'ın tekrar idam edilmemesi gerektiğini vurguladı. Olay, ABD'de idam cezasının uygulanabilirliği ve etik boyutları üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.