Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2026 Yapay Zeka İstatistikleri, teknolojinin ülkemizdeki kullanımına dair çarpıcı verileri ortaya koydu. Hanehalkı ve girişimler düzeyinde gerçekleştirilen araştırmalar, yapay zekanın günlük yaşamda ve iş dünyasında benimsenme hızının ciddi oranda arttığını gösteriyor.
Bireysel Kullanımda Artış ve Demografik Dağılım
Üretken yapay zeka araçlarını kullandığını belirten bireylerin oranı, bir önceki yıla göre neredeyse iki katına çıkarak yüzde 37,6 seviyesine ulaştı. Cinsiyet bazlı verilerde ise kadınların yüzde 38,1 ile erkeklerin yüzde 37,2'lik kullanım oranını geçtiği görüldü. Yaş grupları incelendiğinde, genç nüfusun teknolojiye adaptasyonunun daha yüksek olduğu dikkat çekiyor; 16-24 yaş grubu yüzde 64,9 ile ilk sırada yer alıyor. Eğitim seviyesi yükseldikçe yapay zeka kullanım oranının da arttığı, yükseköğretim mezunlarında bu oranın yüzde 62,7'ye kadar çıktığı gözlemlendi.
İş Dünyasında Yapay Zeka Dönüşümü
Girişimler tarafında ise 2021 yılında yüzde 2,7 olan yapay zeka kullanım oranı, 2026 itibarıyla yüzde 14'e yükseldi. Büyük ölçekli işletmeler, yüzde 37,1'lik kullanım oranıyla bu alanda öncü konumda bulunuyor. Sektörel bazda ise telekomünikasyon ve bilişim faaliyetleri yüzde 63,7 ile yapay zekayı en yoğun kullanan alanlar oldu. İşletmelerin bu teknolojiyi en çok pazarlama, satış ve Ar-Ge süreçlerinde tercih ettiği belirlendi.
Kullanımın Önündeki Engeller
Yapay zeka teknolojilerini henüz kullanmayan ancak kullanmayı planlayan girişimlerin karşılaştığı temel zorluklar da raporda yer aldı. İşletmelerin yüzde 72,3'ü uzman personel eksikliğini en büyük engel olarak tanımlarken, bunu yüzde 66,4 ile hukuki sorumluluk belirsizlikleri ve yüzde 65,4 ile veri gizliliği endişeleri takip ediyor. Ayrıca, yapay zeka kullanan girişimlerin yüzde 16,6'sının kişisel verileri işlediği ve bu süreçte açık kaynaklı yazılımlara daha fazla yöneldiği tespit edildi.