Uyuşturucu Operasyonunda Bilimsel Kriz ve İnfaz
Güney Amerika'da 2025 yılı sonunda başlatılan ve 'Narko-Kereste' olarak adlandırılan operasyon, uluslararası bir uyuşturucu kaçakçılığı şebekesini gün yüzüne çıkardı. Şili makamları, Bolivya'dan ihraç edilen kerestelerin içine kimyasal yöntemlerle kokain ve ketamin emdirildiğini tespit etti. Başlangıçta 108 ton uyuşturucu ele geçirildiği duyurulsa da, Şili Kamu Sağlığı Enstitüsü'nün hazırladığı rapor, uyuşturucu miktarının iddia edilenden çok daha düşük olduğunu ve bunun bir 'bulaşma' olabileceğini öne sürerek davayı sarstı.
Bu bilimsel raporun ardından, uyuşturucu ağının lojistik ve finans ayağını yönettiği gerekçesiyle tutuklanan Nihat Dindar ve beraberindeki üç kişi serbest bırakıldı. Ancak dava süreci devam ederken, 28 Eylül 2026 tarihinde kritik bir gelişme yaşandı. Dindar, mahkemeye gitmek üzere evinden ayrıldığı sırada motosikletli bir saldırgan tarafından durduruldu. Kısa bir tartışmanın ardından kafasına ateş edilen Dindar, olay yerinde yaşamını yitirdi.
Kartel Bağlantısı Şüphesi
Saldırının, Dindar'ın mahkemede vereceği ifadelerin önüne geçmek isteyen Meksika merkezli Körfez Karteli'nin 'Akrepler Grubu' tarafından organize edildiği iddia ediliyor. Dindar'ın öldürülmesinden sadece üç dakika önce, uyuşturucu suçlarından sabıkalı Cristian Bowles Antelo'nun da benzer bir silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi, savcılığın her iki cinayet arasındaki bağlantıyı araştırmasına neden oldu.
Güvenlik güçleri, Dindar'ın eski ortakları tarafından 'susturma' amacıyla infaz edilmiş olma ihtimalini en güçlü senaryo olarak değerlendiriyor. Olay anına ait görüntülerde, Dindar'ın kendisini infaz edecek olan motosiklet sürücüsünün arkasında sakin bir şekilde ilerlediği görülüyor. Bolivya ve Şili adli makamları, davanın seyrini değiştiren bu infazların ardından soruşturmayı derinleştirerek devam ettiriyor.