ABD'deki Stanford Üniversitesi'nden araştırmacılar, ilaç geliştirme süreçlerini dönüştürme potansiyeline sahip yeni bir yapay zeka sistemi geliştirdi. 37 bin yapay zeka ajanının eşgüdümlü çalıştığı bu sistem, adeta sanal bir biyoteknoloji şirketi gibi faaliyet göstererek ilaç hedeflerini belirliyor, güvenlik risklerini analiz ediyor ve klinik deney verilerini inceliyor.
Veri analizinde büyük hız
İlaç geliştirme süreci, yüksek maliyetleri ve yaklaşık yüzde 90'a varan başarısızlık oranlarıyla biliniyor. Stanford ekibi, genetikten hücre biyolojisine kadar farklı alanlara dağılmış verileri bir araya getirmek için uzmanlaşmış ajanlardan faydalandı. Sistem, 37 bin 75 klinik araştırmayı sadece altı saat gibi kısa bir sürede tarayarak, insan gücüyle yıllar sürebilecek bir analizi başarıyla tamamladı.
Sistemin merkezinde yer alan sanal bir "bilim direktörü", karmaşık problemleri küçük görevlere bölerek uzman ajanlara dağıtıyor. Yapılan analizler, belirli hücre türlerinde aktif olan genleri hedef alan ilaçların, klinik deneylerde başarıya ulaşma ihtimalinin yüzde 48 daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Ayrıca bu yöntemle geliştirilen ilaçlarda yan etki oranlarının yüzde 32 daha düşük olduğu gözlemlendi.
Akciğer kanseri tedavisinde başarı
Araştırmacılar, sistemin yeteneklerini test etmek için akciğer kanseriyle ilişkili B7-H3 proteinini inceletti. Yapay zeka, bu proteinin bağışıklık sistemini baskıladığını tespit ederek, kemoterapiyi doğrudan hedef hücrelere yönlendiren bir tedavi stratejisi önerdi. Dikkat çekici bir şekilde, sistemin önerdiği bu strateji, kısa bir süre sonra büyük bir ilaç şirketi tarafından bağımsız olarak geliştirilen ve FDA'dan "çığır açan tedavi" statüsü alan bir ilaçla örtüştü.
Projenin kıdemli yazarı James Zou, sistemin sınırlarını zorlamayı hedeflediklerini belirtti. Ancak araştırmacılar, yapay zekanın klinik deneylerin veya laboratuvar çalışmalarının yerini alamayacağını vurguluyor. Sistem, yalnızca başarısız olma ihtimali yüksek olan ilaç adaylarını erken aşamada eleyerek, ilaç şirketlerinin milyarlarca dolarlık yatırımlarını daha verimli kullanmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor.