Avrupa Birliği (AB), küresel ısınmada önemli bir paya sahip olan metan emisyonlarını kontrol altına almayı amaçlayan yeni düzenlemelerin yürürlüğe girmesini bir yıl ertelemeyi gündemine aldı. AB enerji şefi Dan Jorgensen tarafından önerilen bu erteleme, enerji piyasalarındaki mevcut baskıyı hafifletme ve petrol ile doğal gaz fiyatlarını dengede tutma hedefiyle gerekçelendiriliyor.
Düzenleme neyi hedefliyor?
2024 yılından itibaren AB üyesi ülkeler, metan sızıntılarını tespit etme, onarma ve emisyonları raporlama konusunda yükümlülük altına girmişti. Planlanan yeni düzenleme ise bu standartların AB'ye ithal edilen fosil yakıtlar için de geçerli olmasını şart koşuyor. İklim Krizi Danışma Grubu (CCAG), bu kuralların aslında havaya karışan gazın yakalanıp piyasaya kazandırılmasını sağlayacağını, dolayısıyla arzı artırarak fiyatları düşürebileceğini savunuyor.
Fiyat artışı endişesi yersiz mi?
Sanayi temsilcileri ve bazı üye devletler, yeni kuralların maliyetleri artırarak enerji fiyatlarını yükselteceğinden endişe ediyor. Ancak CCAG Başkanı Sir David King, uyum maliyetlerinin gaz fiyatının çok küçük bir kısmına denk geldiğini vurguluyor. Yapılan modellemelere göre, düzenlemenin hane halkı gaz faturalarına yıllık yansımasının yaklaşık 3 euro civarında kalacağı öngörülüyor.
Emisyon kaynakları ve riskler
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, Avrupa'daki fosil yakıt kaynaklı metan emisyonlarının büyük bir kısmı petrol ve gaz sektöründen kaynaklanıyor. Ayrıca terk edilmiş kömür madenleri ve gaz kuyuları, uzun yıllar boyunca atmosfere metan salmaya devam ederek ciddi bir çevresel risk oluşturuyor. Uzmanlar, bu kaynakların kapatılmasının ve metan akışlarının enerji üretiminde değerlendirilmesinin iklim hedefleri açısından hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Avrupa'nın mevcut gaz depolama seviyelerinin kışı geçirmek için yeterli olduğu belirtilse de, düzenlemenin ertelenmesi sanayi lobilerinin baskısı ve enerji güvenliği kaygıları arasında bir denge arayışını yansıtıyor. Düzenlemenin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi planlanıyordu; ancak yeni öneri ile bu takvimin bir yıl ötelenmesi bekleniyor.