Avrupa Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu (GRECO), Türkiye'nin yolsuzlukla mücadele standartlarına uyumuna ilişkin iki yeni rapor özeti yayımladı. Raporlar, milletvekilleri, hâkimler, savcılar, üst düzey kamu yöneticileri ve kolluk kuvvetlerine yönelik dürüstlük ve yolsuzluğu önleme mekanizmalarını mercek altına alıyor.
Milletvekilleri ve Yargı Alanındaki Durum
Dördüncü tur değerlendirmesi kapsamında Türkiye'ye sunulan 22 tavsiyeden sadece 6'sı tatmin edici düzeyde karşılanırken, 9 tavsiye kısmen uygulandı. 7 tavsiye ise henüz hiçbir ilerleme kaydedilmeden bekliyor. Özellikle milletvekilleri için davranış kurallarının oluşturulması, mal beyanlarının doğrulanması ve yasama dokunulmazlığı sisteminin gözden geçirilmesi gibi konularda eksikliklerin sürdüğü vurgulandı.
Yargı alanında ise Yargı Etik Beyannamesi Rehberi'nin kabul edilmesi gibi olumlu adımlar atılsa da, Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun bağımsızlığı ve Adalet Bakanlığı'nın yargı üzerindeki yetkileri gibi temel sorunların devam ettiği belirtildi.
Üst Düzey Yöneticiler ve Kolluk Kuvvetleri
Beşinci tur değerlendirmesi, merkezi hükümet yöneticileri ile polis ve jandarma teşkilatlarını kapsıyor. Bu alandaki 32 tavsiyeden 21'inin uygulanmadığı, 7'sinin kısmen uygulandığı ve sadece 4'ünün tatmin edici düzeyde olduğu kaydedildi. Üst düzey yöneticiler için çıkar çatışmalarının bildirilmesi ve mal beyanlarının şeffaflaştırılması gibi konularda neredeyse hiç ilerleme kaydedilmediği ifade edildi.
Kolluk kuvvetleri tarafında ise eğitim faaliyetleri ve risk analizleri gibi bir miktar ilerleme gözlemlendi. Ancak GRECO, kolluk personeli için bağımsız bir dış şikâyet mekanizması kurulması ve ihbarcıların korunması gerektiğini hatırlattı.
Süreç ve Şeffaflık Çağrısı
GRECO, Türkiye'nin mevcut uyum düzeyinin artık kendi usul kuralları çerçevesinde "küresel olarak yetersiz" kategorisinde olmadığını belirterek, daha ileri bir uyumsuzluk prosedürünün durdurulduğunu açıkladı. Buna rağmen, Türkiye'nin kalan tavsiyelere uyum sağlaması için 2027 yılına kadar süre verildi.
Kuruluş ayrıca, Türkiye'nin raporların gizliliğini kaldırmasını ve kamuoyuna tam metin olarak açıklanmasına izin vermesini talep etti. Şu ana kadar yayımlanan özetlerin, tam raporların yerini tutmadığı özellikle vurgulandı.