Yarasaların evrimsel geçmişine dair yürütülen en kapsamlı çalışma, bu canlıların kökeninin sanılanın aksine Asya veya Afrika değil, 65 milyon yıl önce Avrupa olduğunu ortaya koydu. Nature dergisinde yayımlanan araştırma, dinozorların yaşadığı döneme kadar uzanan bir evrimsel süreci gözler önüne seriyor.
Uluslararası Bat1K konsorsiyumu tarafından yürütülen çalışmada, 103 farklı yarasa türünün genom dizilimi ile 44 fosil örneği karşılaştırmalı olarak incelendi. Bilim insanları, bu yöntemle yarasaların evrimsel ağacını yeniden yapılandırarak, türlerin Avrupa'dan Afrika'ya ve oradan da tüm dünyaya yayıldığını tespit etti. Araştırmacılar, yarasaların biyolojisini tanımlayan aktif uçuş ve ekolokasyon gibi temel özelliklerin, evrimin ilerleyen aşamalarında değil, grubun kökeninden itibaren var olduğunu vurguluyor.
Çalışmaya katkı sağlayan uzmanlar, bu genomik verilerin sadece yarasaların evrimini anlamakla kalmayıp, aynı zamanda insan sağlığına yönelik çalışmalara da ışık tutabileceğini belirtiyor. Yarasaların hastalıklara karşı dirençli olmaları ve vücut büyüklüklerine oranla uzun yaşamaları, biyomedikal araştırmalar için önemli bir kaynak oluşturuyor. Özellikle yaşlanma ve bağışıklık sistemi üzerine yapılacak çalışmalarda, bu genetik verilerin sağlam bir temel sunması bekleniyor.
Araştırma ekibi, analizlerini derinleştirmek için dünyanın farklı bölgelerinden, erişilmesi zor alanlarda yaşayan nadir türleri de sürece dahil etti. Tayland'daki yaban arısı yarasasından Madagaskar'daki vantuz ayaklı yarasaya kadar geniş bir yelpazede yapılan incelemeler, yarasaların 1.500'den fazla türle memeliler dünyasının yaklaşık beşte birini oluşturduğunu doğruluyor. Uzmanlar, bu kapsamlı veri setinin, yarasaların ekosistemdeki tozlaşma ve tohum yayma gibi kritik rollerinin yanı sıra, evrimsel başarılarının sırlarını çözmek için de eşsiz bir imkân sunduğunu ifade ediyor.