İzmir'de 8,5 yıl önce hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık'ın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya gelindi. Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın uzun süredir devam eden hukuk mücadelesi sonucunda hazırlanan yeni iddianame, olayın bir intihar değil, cinayet olabileceğine dair güçlü bulgular içeriyor.
İddianamede dikkat çeken detaylar
Yeni iddianamede, aralarında emniyet görevlileri ve inşaat şirketi yöneticilerinin de bulunduğu 26 sanık hakkında 6 ay ile 7,5 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor. Sanıklar, suç delillerini yok etmek, gizlemek veya değiştirmek ile yalan tanıklıkla suçlanıyor. Dosyadaki en sarsıcı tespit ise maktulün sırt bölgesine sert bir cisimle, muhtemelen demir çubukla vurularak öldürülmüş olabileceği yönündeki değerlendirme oldu.
Teknik incelemeler, olay yerinde zincirleme aksaklıklar ve organize müdahaleler yapıldığını ortaya koydu. Kamera kayıtlarının silinmesi, delil muhafaza zincirinin kesintiye uğratılması ve biyolojik örneklerin geç incelenmesi gibi bulgular, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Ethem Büyükışık, oğlunun başka bir yerde öldürülüp olay yerine taşındığını, bağımsız uzman raporlarının da bu durumu desteklediğini ifade etti.
Sahte rapor iddiaları
Büyükışık, oğlunun ölümüyle ilgili 8 yıl boyunca 5 kez sahte adli tıp raporu düzenlendiğini iddia etti. Bu raporlarda maktulün yüksekten düşerek öldüğü öne sürülmüştü. Ancak aile tarafından talep edilen akademik raporlar, bu iddiaları bilimsel verilerle çürüttü. Şu anda 62 adli tıp uzmanı hakkında sahte rapor düzenledikleri gerekçesiyle ayrı bir soruşturma yürütülüyor.
Baba Büyükışık, 6 Kasım 2026 tarihinde İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek duruşmada, organize suç çetesinin delilleri nasıl kararttığını dakika dakika kanıtlarıyla sunacaklarını belirtti. Adalet arayışından vazgeçmeyeceğini vurgulayan Büyükışık, sorumluların hak ettikleri cezayı alması için mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.