Avrupa Birliği (AB), düzensiz göçle mücadele kapsamında iltica hakkının geçici olarak askıya alınmasını sağlayan yeni bir acil durum çerçevesini tartışıyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından gündeme getirilen bu öneri, özellikle temmuz ayında İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'ya yönelik gerçekleşen kitlesel göç akınının ardından hız kazandı. Mevcut AB hukukuna göre, birliğe giriş şekli ne olursa olsun her yabancı bireysel iltica başvurusunda bulunma hakkına sahipken, yeni düzenleme bu prosedürün esnetilmesini hedefliyor.
Temel haklar ve uluslararası hukuk endişesi
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), bu tür bir uygulamanın uluslararası hukuktaki "geri göndermeme" ilkesini ihlal edebileceği uyarısında bulundu. Uzmanlar, göçmenlerin kişisel durumları değerlendirilmeden sınır dışı edilmesinin, onları işkence veya ölüm riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini belirtiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) daha önce Yunanistan, Litvanya ve Polonya'yı benzer geri itme uygulamaları nedeniyle mahkûm etmişti.
Siyasi kutuplaşma ve geçmiş uygulamalar
Öneri, Avrupa Parlamentosu'nda geniş bir kesimin tepkisini çekti. Bazı milletvekilleri, bu adımı AB değerlerinin aşınması olarak nitelendirirken, sivil toplum kuruluşları da hükümetlerin temel güvenceleri devre dışı bırakmasına izin verilmemesi gerektiğini savunuyor. Öte yandan, Yunanistan ve Polonya gibi ülkeler geçmişte ulusal parlamentolarının onayıyla benzer geçici kısıtlamaları uygulamaya koymuştu. Von der Leyen ise yeni mekanizmanın yalnızca katı kriterler çerçevesinde ve süreyle sınırlı olarak devreye gireceğini savunuyor.
Konunun, Münih'te düzenlenecek Göç Konferansı'nda üye ülkelerin temsilcileri tarafından detaylıca ele alınması bekleniyor. Avrupa genelinde düzensiz göç verilerinde 2023'ten bu yana düşüş gözlemlenmesine rağmen, Ceuta krizi sonrası ortaya çıkan bu tartışma, birliğin göç politikasında köklü bir değişimin sinyallerini veriyor.