Yemen'in kuzeyindeki Saada bölgesinde kökleri bulunan ve Zeydi mezhebine mensup olan Husiler, 1990'lı yıllardan itibaren İran ile kurdukları yakın ilişkiler sayesinde askeri ve siyasi bir güç haline geldi. 1979 İran İslam Devrimi'nin ideolojik etkilerini benimseyen hareket, özellikle 2004 yılından itibaren Yemen hükümetine karşı silahlı ayaklanmalar başlattı. 2011 yılında yaşanan Arap Baharı sürecindeki otorite boşluğunu değerlendiren Husiler, 2014 yılında başkent Sanaa'yı kontrol altına alarak ülkedeki siyasi dengeleri kökten değiştirdi.
2015 yılında Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun müdahalesiyle başlayan iç savaş, Yemen'i derin bir insani krize sürükledi. Husiler, bu süreçte özellikle İran'dan sağladıkları askeri teknoloji ve eğitimle kapasitelerini artırdı. Birleşmiş Milletler raporları, örgütün elindeki silahların İran üretimi sistemlerle büyük benzerlikler taşıdığını ortaya koymaktadır. Örgüt, günümüzde ülkenin kuzeybatı bölgelerini ve stratejik Hudeyda Limanı'nı elinde tutmaya devam etmektedir.
Hareketin bölgesel etkisi, Kasım 2023'ten sonra Kızıldeniz'de yoğunlaştı. Gazze'deki çatışmalarla eş zamanlı olarak Husiler, İsrail ile bağlantılı olduğunu öne sürdükleri ticari gemilere yönelik saldırılar düzenlemeye başladı. Bu durum, küresel deniz taşımacılığını olumsuz etkileyerek birçok şirketin rotasını Afrika çevresine kaydırmasına neden oldu. ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, seyrüsefer güvenliğini sağlamak amacıyla bölgede operasyonlar yürütse de Husilerin saldırı kapasitesi varlığını koruyor.
Husiler, Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine yönelik saldırılarıyla da enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açtı. Özellikle Suudi Arabistan'ın petrol ihracat hatlarını tehdit eden bu hamleler, bölgedeki çatışmanın sadece yerel bir iç savaş olmadığını, aynı zamanda küresel enerji ve ticaret güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir mesele haline geldiğini gösteriyor. Yıllardır süren ateşkes çabalarına rağmen taraflar arasında kalıcı bir uzlaşma sağlanamaması, Yemen'deki istikrarsızlığın uzun vadeli bir sorun olarak kalacağını işaret ediyor.