Kanada hükümeti, ABD Başkanı Donald Trump'ın söylemleri ve bölgedeki jeopolitik gerilimler ışığında savunma stratejilerini yeniden değerlendirmeye aldı. Başbakan Carney, ABD'nin Kanada'ya yönelik askeri bir eylemde bulunma ihtimalini düşük ancak göz ardı edilemeyecek bir risk olarak tanımladı. Bu açıklama, Kanada'nın olası bir müdahaleye karşı hazırlıklarını gözden geçirdiği bilgisini doğruladı.
Kanada Savunma Bakanı David McGuinty, orduların her türlü risk senaryosuna karşı hazırlıklı olmasının standart bir prosedür olduğunu vurguladı. Bakan, acil durum planlarının detaylarına girmekten kaçınırken, bu tür çalışmaların ulusal güvenlik gereği olduğunu belirtti. Emekli Korgeneral Andrew Leslie ise planların, özellikle Trump'ın Kanada'yı ABD'nin bir parçası yapma yönündeki söylemleri ve Grönland'a yönelik tehditleri sonrasında güncellendiğini ifade etti.
Askeri uzmanlar, Kanada'nın geniş coğrafi yapısı nedeniyle geleneksel bir işgalin lojistik açıdan neredeyse imkansız olduğunu belirtiyor. Olası bir çatışma senaryosunda, Kanada ordusunun hızlı bir şekilde gerilla savaşına geçebileceği veya ABD'nin daha sınırlı operasyonel yöntemler tercih edebileceği tartışılıyor. New Haven Üniversitesi'nden Doçent Matthew Schmidt, Carney'nin bu hamlesinin Trump'ın söylemlerindeki belirsizliğe dikkat çekmek için atılmış siyasi bir adım olabileceğini öne sürdü.
Kanada iç siyasetinde ise muhalefet, Trump'ın Kanada'yı 51'inci eyalet olarak nitelendiren açıklamalarının halk üzerinde yarattığı endişeye dikkat çekiyor. Buna rağmen, uzmanlar ve yetkililer, bir devlet başkanının vatandaşlarının güvenliğini sağlamak adına en kötü senaryoları dahi planlamasının doğal bir sorumluluk olduğu konusunda birleşiyor. Kanada Ulusal Savunma Bakanlığı, dünyadaki diğer ordular gibi on yıllardır var olan acil durum planlarını, değişen küresel güvenlik dinamiklerine göre periyodik olarak güncellemeyi sürdürüyor.