G7 ülkeleri, Yemen'de faaliyet gösteren Husi grubuna yönelik sert bir uyarıda bulunarak, Suudi Arabistan'a karşı yürütülen tüm askeri faaliyetlerin ve sivil gemilere yönelik saldırıların derhal durdurulmasını istedi. Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Birleşik Krallık ve ABD liderleri tarafından yapılan ortak açıklamada, Husilerin siyasi sürece iyi niyetle dönmeleri gerektiği vurgulandı.
İran'a silah desteğini kesme çağrısı
Liderler, İran'ın Husilere sağladığı askeri desteğin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ettiğini belirterek, Tahran yönetiminden bu yardımları kesmesini talep etti. Bölgedeki stratejik su yollarının güvenliği, özellikle petrol sevkiyatı açısından kritik bir öneme sahip olduğu için G7 ülkeleri, Suudi Arabistan ile dayanışma mesajı verdi.
Avrupa'dan savunma desteği
İngiltere ve Fransa, Suudi Arabistan'ın enerji altyapısını korumak amacıyla savunma odaklı destek sağlama kararı aldı. İngiltere, Suudi savaş uçaklarına havada yakıt ikmali desteği vereceğini açıklarken, Fransa ise enerji tesislerinin güvenliğinin sağlanması için çalışmaya hazır olduğunu belirtti. Her iki ülke de bu desteğin doğrudan bir çatışmaya dahil olma anlamına gelmediğini ve tamamen savunma amaçlı olduğunu vurguladı.
Bölgesel ittifaklar ve savunma anlaşmaları
Yemen hükümeti, Husilerin ilerleyişini durdurmak amacıyla ABD'den askeri destek talebinde bulunurken, bölgedeki diplomatik trafik de hız kazandı. Öte yandan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında geçtiğimiz ay imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, taraflardan birine yönelik saldırı durumunda ortak savunma taahhüdü içeriyor. Husi lideri Abdülmelik el-Husi ise bu anlaşmaya atıfta bulunarak, bölgedeki ülkelerin çatışmalara dahil olmaması gerektiğini savundu.
Yemen'de 2014 yılında başlayan ve 2022'de büyük ölçüde durulan çatışmalar, temmuz ayında yeniden alevlendi. Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a ve Kızıldeniz kıyısındaki petrol tesislerine yönelik saldırılar, Orta Doğu'daki güvenlik dengelerini yeniden tartışmaya açtı.