Avrupa Birliği genelinde akaryakıt fiyatları, enerji piyasalarındaki dalgalanmaların etkisiyle tarihi zirvelerini yaşıyor. 14 Eylül itibarıyla Euro-super 95 benzinin litre fiyatı ortalama 2,063 euroya ulaşarak, Avrupa Komisyonu'nun 2005 yılından bu yana tuttuğu verilerdeki en yüksek seviyeye çıktı. Fiyat artışlarının temelinde, küresel enerji akışındaki aksamalar ve rafineri marjlarındaki yükseliş etkili oluyor.
Vergi Yükü Pompaya Yansıyor
Sürücülerin istasyonlarda ödediği tutarın önemli bir kısmı devletler tarafından alınan vergilerden oluşuyor. AB genelinde pompa fiyatının ortalama yüzde 47,3'ü özel tüketim vergileri, karbon vergileri ve katma değer vergisinden (KDV) meydana geliyor. Birçok ülkede uygulanan sistem, verginin üzerine tekrar KDV eklenmesiyle "verginin vergisi" olarak adlandırılan bir yapı oluşturuyor.
En Yüksek Vergi Alan Ülkeler
Avrupa'da akaryakıt üzerinden en yüksek vergi tahsil eden ülkelerin başında Hollanda geliyor. Hollanda'da litre başına 1,270 euro vergi alınırken, bu tutar pompa fiyatının yüzde 52'sine tekabül ediyor. Listenin nda şu ülkeler yer alıyor:
- Danimarka: Litre başına 1,230 euro vergi yükü.
- Finlandiya: Litre başına 1,193 euro vergi yükü.
- Almanya: Litre başına 1,179 euro vergi yükü.
- Yunanistan: Litre başına 1,133 euro vergi yükü.
Fransa, İtalya, Portekiz, Estonya ve Letonya da litre başına 0,960 euro ile 1,052 euro arasında değişen vergi oranlarıyla listenin ilk on sırasında yer alıyor. Özellikle Yunanistan, pompa fiyatı içindeki yüzde 52,5'lik vergi payı ile oransal olarak en yüksek yükü taşıyan ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, rafineri marjlarının benzin ve dizel fiyatları üzerindeki baskısının devam ettiğini ve devletlerin enerji politikalarının bu maliyetleri doğrudan etkilediğini belirtiyor.